Bilimsel Madencilik Dergisi

Bilimsel Madencilik Dergisi

Cilt 11 - Sayı 4 (Temmuz 1972)
Fosfatların Jeokimyasal Dağılımı ve Başlıca Mineralleri
Sayfa 3-5 A. Büyükkınacı

Arz kabuğunda dağınık vaziyette takriben % 0.081 oranında P205 mevcuttur. ıGranit, diyorit, gabro, peridotit gibi mağmatik kayaçlar % 0,5-0,05 oranında, bazı alkali katyaçlar ise (İjolite, turjaite) % l‘rin üstünde P2O5 ihtiva eder. Mağmatik kayaçlardaki fosfat muhtevası ilmenit-manyetit muhtevası ile paralel bir yapı arzeder. Fosfatların Jeokimyasal dağılımı : Nehir ve Göl su‘arı 0.01-0.5 PP.m.P2Od ihtiva ederler. Okyanusların hemen hepsi fosfat ile doymuş durumdadır, nehirler tarafından getirilen bir miktar fosfat halen çökelmektedir. Okyanusların soğuk sularında 0.3 P.P.m sıcak sularında ise 0.01 P.P.m P20< mevcuttur. Sirkülasyon neticesinde alttan ge len fosfatça zengin sular satha doğru yakla­ şırlarken, fiziko şimik şartlar değiştiğinden fosfat teşekkülü başlar. Fosfatça zengin sular satha dört durumda çıkar ve çökelme vukubulur

Fosfat Yataklarının Oluşumu ve Araştırması
Sayfa 7-18 İ. Uzkut

Atom numarası 15 olan fosfor, azot, ar­ şen, antimon ve bizmut ile periodik sistemin 5 inci gurubunda bulunmaktadır. Bu elementlerle kimyasal yönden benzerliklere sahip olmasına rağmen, yerkabuğundaki jeokîrnyasal dağılımı oldukça farklıdır.

Fosfatın Tarım İçin Önemi
Sayfa 19-46 A. Aydeniz

 Tarım; insanları.» beslenmesi için gerekli bitkisel ve hayvansal besinlerin, donanımı iş­ in gerekli ham maddelerin, barınması için gerekli kerestenin, ısınması için gerekli yakıtın en iyi bir şekilde üretim ve temin yol larını gösteren bir bilim olarak yaşantıma ve mutluluğumuzla doğrudan ilgili bulunmaktadır. Bitkilerde bulunan plastidler, renk maddeleri, ya da kromatofor denen : kloroplast, kromoplast, lövkoplast yardımı ile güneş enerjisinin tesbit edilmesi günümüzde mevcut enerjilerin büyük kısmına da kaynak olmaktadır. Gerçekten, bunun sonucu olarak hava nm CQ/nin indirgenmesi ile elde olunan organik maddenin büyük kısmını oluşturan karbon (C) hayvansal yakıt (Tezek) bitkisel yakıt(Odun, odun kömürü) ve mineral yakıt (Kömür, linyit, petrol..) esasını teşkil etmekte; bitki bünyesinde ışın enerjisinin kimyasal enerji haline çevrilmesiyle oluşan organik madde ya doğrudan odun olarak yakılmakta, ya hayvana yedirilerek posası tezek yapımında kullanılmakta, ya da toprak altında kalarak metemorfize olmak suretiyle kömür ve petrol yataklarını oluşturmaktadır.

Fosfat Cevheri Zenginleştirilmesi ve Türkiye İçin Önemi
Sayfa 47-52 Ö. Ayışkan

Fosfat cevherlerinin çok düşük kıymetlerine rağmen (8 -10 $/t) Dünyada senede yaklaşık 50 milyon tonu bulan miktarı zenginleştirilmeye tabi tutulmaktadır. Zenginleştirmenin hedefi istihsal edilen ham maddenin ekonomik bir değer kazanmasını veya kıymetinin artırılması sağlamaktır. Nitekim her cevherin içerisindeki steriller taşıma ve fabrikasyon masraflarını artırmakta, belirli bir istihsal için çok daha büyük tesisleri gerektirmektedir. Fosfat cevherlerinde üstelik bu sterillerden bazıları (alüminyum ve demir oksitleri, organik material, karbonatlı mineraller gibi) sonraki işlemlerde, bilhassa gübre fabrikasyonu sırasında etki göstermektedir, ve satış cevherlerinde belirli limitin altında olmaları aranır.

Fosfat Cevherleri - Değerlendirme ve Fabrikasyonları
Sayfa 53-57 Ö. Ayışkan

Dünyada istihsal edilen çok yüksek tonajdaki fosfat cevherlerinden sadece çok kü­ çük bir kısmı herhangi bir fabrikasyona tabi tutulmaksızın kullanılabilmektedir. Önemli kısmı kimyasal işlemleri baz olan fabrikasyonlar sonucu ancak, yaşantımızda faydalandığımız maddeler haline sokulmaktadır.

Fosfat Kimyası, Kullanılış Alanları ve Super Fosfat
Sayfa 59-62 E. Berker

Yeryüzünde yaşayan bütün canlıların hava, su ve besin maddelerini mutlak .suretle ihtiyaçları vardır. Toprek üzerinde yaşayan bitkilerin, toprağa kök salarak tutunabilmesinden büyüyüp gelişmeğe ve ürün verebilmesine kadar, topraktaki besin maddelerinden faydalanmaları icab eder ki, bu besin maddelerinin en önemlisi fosfor ve fosforlu bileşiklerdir. Ancak şurası muhakkaktır ki : Topraktan bitkilerin tükettiği besin maddeleri tekrar topra ğa verilmezse, seneler sonra bu topraklar fakirleşmeğe, çoraklaşmağa mahkum olur ve neticede de üzerinde yaşayan bitkilerin beslene maz ve ürün veremez bale gelirler. İşte fos forlu gübreler, yani süperfosfat, bu mahsuru ortadan kaldırmak için kullanılır.

Dünya ve Türkiye Fosfat Madenciliğinin ve Suni Gübre Sanayinin Gelişmesi
Sayfa 65-68 İ. Seyhan

Fosfat madenciliği, insanların temel ihtiyaçlarından birini teşkil eden beslenme sorunu ile yakından ilgili olmasına rağmen ancak 130 sene evvel başlamıştır. Fakat verimi artırmak için toprağın gübrelenmesi tarihin çok eski çağlarında Çin, Japonya ve Endonezya‘da görülmüştür. Eski Yunan eserlerinden Odysse‘de toprağın gübrelendiğini gösterir kayıtlar bulunmaktadır. Romalılar zamanında da kanalizasyon sularının şehrin civarındaki bah­ çelere isale edildiği bilinmektedir. İspanyolların istilasından çok evvel İnka‘lar tarlalarını balık ve midye iie gübrelemişlerdir. Daha sonraları Peru kralları zamanında Guano adalarına giriş ve pelikan avcılığı ölüm cezası ile yasak edilmiştir.

Dünya Fosfat Yatakları ve Ülkemizin İmkanları
Sayfa 69-76 S. Yılmaz

 Fosfat yatakları bakımından ülkemize komşu olan memlektelerden, bilhassa Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin durumu dikkati çekmektedir. Diğer ülkeler arasında geniş rezerv imkânları ve hacimli istihsaller mevcut olmakla beraber, mevzuun dağılmaması için bu ülkelerden az bahsedilecektir. Bu ülkeler arasında S.S.C.B., B.A.C., Senegal, Togo, Güney Afrika Cumhuriyeti, Çin, Kristmas Adası ve Avustralya kıtası bulunmaktadır. Durumun daha iyi anlaşılabilmesi için aşağıdaki kabloda belli başlı ülkelerin yıllık cevher istihsalleri verilmektedir. Yıllar itibarı ile dünya cevher üretimi ise bir alt tabloda toplu olarak verilmiş bulunmaktadır

Türkiye Fosfat Yatakları
Sayfa 77-82 E. Berker

 Türkiye‘de ilk fosfat araştırmaları 1909 yı­ lında başlamış olup, günümüze kadar (63 yıl) devam etmiştir. Halen büyük bir hızla çalışmalar sürdürülmektedir. Şimdiye kadar yapılan bütün faaliyetler neticesinde, Güney Doğu Anadolu Bölgesinde, Hatay‘dan - Hakkâri‘ye .kadar uzanan, 800 Km. sinin mevcudiyeti ortaya çıkarılmıştır. Bunun dışında, bazı bölgelerde fosfat zuhurları tesbit edilmiş isede bunların, yapılan ön çalışmalar neticesinde, gerek tenor ve gerekse rezerv bakımından ekonomik (kıymete haiz olmadıkları anlaşılmıştır. Özellikle 1961 yılından sonra Türkiye‘de yapılan, fosfat prospeksiyon ve etüd çalışmaları neticesinde en önemli fosfat yataklarının Güneydoğu Anadolu ve Hatay Bölgelerinde toplandığı; Bu bölgelerin dışında, 40‘ı geçen fosfat zuhurlarının mevcut olduğu tesbit edilmiş ancak yukarıda da belirtildiği gibi, bu zuhurların tenörlerinin genellikle düşük (ortalama 1-3 ;% PaOy) ve kalınlıklarının ise nadiren 10 cm. yi ^geçmesi nedenleriyle, ekonomik olmayacakları anlaşılmış bulunmaktadır

Batı Kasrık Bölgesi - Şemikan Fosfatlarının Ekonomik Jeolojisi
Sayfa 91-94 İ. Seyhan

Giriş :

 

Yurdumuzda  fosfat  araştırmalarına  takri­ ben   yarimi  asır  önce   girişildiği   anlaşılmak­ tadır.  Fakat  yeni  anlayış  ve  görüşlerin   ışığı altındaki modern çalışmaların başlangıcı  1962 yılından     sonradır   ve   bu   yeni      çalışmaların olumlu  sonuçları  alınmaya  başlanmıştır.

Yurdumuzun güney Doğu bölgesinin jeolo­ jik ve paleocoğrafik yönden Arabistan Ya­ rımadasına yakınlığı buraya ayrı bir önem verilmesine sebep teşkil etmektedir. Zira Ku­ zey Afrika, Ürdün ve İsrail‘de Kretase ve son­ raki devirlerde geniş fosfat çökelimleri oldu­ ğuna göre SE Türkiye‘de de çökelmesi uygun olmalıdır.

Bu  düşüncelerin  ışığı altında  görülmüştür ki , SE Türkiye‘nin  özellikle  Üst  Kretase  olu­ şumları  bu şartlara oldukça  uygun1  bulunmak­ tadır. Ancak bu  kabil  korelasyonların yanında sedimanter havzalardaki  transgresyon, regres- yon,  deniz cereyanları, sedimantolojik ve  kit matolojik  şartların da  gözönünde  tutulmasın­ da   fosfat   araştırrnaları   bakımından   büyük önem  ve  fayda  vardır.

Bütün bu  durumlar  gözönüne  alındığın­ da, Güneydoğu Anadolu‘nun bu şartlara ol­ dukça uygun olduğu  görülür.  Bu  sebeple fos­ fat araştırmaları bu bölgede yoğunlaştırılmış­ tır. Nitekim bu düşünüş ve çalışmaların so­ nuçları müsbet yöndedir. Örneğin Mazıdağı bölgesi yurdumuzda bugün için büyük önem kazanmaya başlamıştır.  Bunun  yanında  Ha­ tay, Gaziantep, Adıyaman ve  Urfa  bölgelerin­ de  de  bazı  fosfat  zuhurları  tesbit  edilmiştir

Aşağı Fırat Havzası ve Civarı Fosfat Zuhurlarının Jeolojik Dağılımı
Sayfa 91-94 Y. Tamer

Yurdumuzda fosfat araştırmalarına takriben yarimi asır önce girişildiği anlaşılmaktadır. Fakat yeni anlayış ve görüşlerin ışığı altındaki modern çalışmaların başlangıcı 1962 yılından sonradır ve bu yeni çalışmaların olumlu sonuçları alınmaya başlanmıştır.

Mardin Antiklinali Güney Kanadındaki Fosfat Mostraları (Derik Fosfat Sahası)
Sayfa 95-98 Ö. Ayışkan

ÖZET : Mardin antiklinalinin güney kanadında tespit edilen aflörmanlar genellikle Derik sahası, kuzey kanatta tespit edilen aflörmanlar ise Mazıdag sahası olarak isimlendirilmektedir. Güney kanatta 1962 -1963 senelerlndeki çalışmalarımızla tespit edilen aflörmanlar Derik ünitesi olarak adlandırılan yaklaşık 100 metre kalmlıkh bir formasyonun çeşitli seviyelerindedir. Bu seviyelerin kuzey kanattaki devamları çeşitli isimler altında Mazıdag yatakları olarak tes. pit edilmiştir.

Türkiye Ekonomisi Açısından Fosfat Sorunu
Sayfa 101-106 İ. Seyhan

Kimyasal gübre konusunun toprak reformundan daha önemli bir dava haline gelmesi ve Mazıdağı fosfat yataklarının işletmeye açılması meselesinin madencilik reformundan da ileri bir anlam kazanması üçüncü 5 yıllık plân dönemi başında bütün dikkatlerimizin fosfat konusu üzerinde toplanmasına sebep olmuştur.

Mazıdağı Fosfat Cevherlerinin Zenginleştirilmesinde Kalsinasyon Metodunun Tatbikatı ve Problemleri
Sayfa 107-118 Ö. Ayışkan

ÖZET : > Mazıdag - Taşıt foslat cevherlerinin termik yolla zenginleştirilmesi sırasında, nispeten yüksek sıcaklık ve sürelerde yapılan kalsinasyonlarda, husule gelen CaO‘nun bir kısmı söndürü- lemeyip bünyede kalmaktadır. Konsantre tenörlerinin düğmesine sebep olan bu hadisenin, Taşıt apatiti dekompozisyonu sonucu ortamda husule gelen, S0 3 ve F gazlarıyla ilgili olduğu tespit edilmiştir.

Super Fosfat Sanayimizin Sülfürik Asit Problemi Açısından Pirit ve Kükürt Kaynaklarımızın Değerlendirilmesi
Sayfa 119-123 İ. Seyhan

Süprefosfat tesislerimiz yalnız fosfat kayası bakımından değil asit temini yönünden de büyük bir sıkıntı içindedir. Baca gazlarından ve petrol rafinerilerimizden elde edilebilecek kükürtün ve sülfürik asitin fazla bir yekûn tutmaması kükürt ve ibakırsız pirit madenlerimizin arama ve değerlendirme çalışmalarının hedefi ve metodları bir proje dahilinde ele alınmamış olması, planlanan sülfürik asit tesislerimizin zamanında devreye girmemesi, kimyasal gübre sanayiimizin en önemli sorunları olarak çözüm beklemektedir.

Mazıdağı Fosfat Havzasının Bugünü ve Yarını
Sayfa 124-126 İ. Seyhan

Bölgede 10 seneden beri yürütülen fosfat arama ve değerlendirme çalışmalarının ışığı altında teknik eleman sorunu ele alınarak fosfat madenciliğinin bölge ve yurt ekonomisine yapacağı etki — özellikle istihdam açısından — etüd edilmiş ve mevcut tıkanıklıkların giderilmesine iliş­ kin bazı tavsiyelerde (bulunulmuştur.