Bilimsel Madencilik Dergisi

Bilimsel Madencilik Dergisi

Cilt 12 - Sayı 2 (Mart 1973)
Karadeniz Bölgesi Bakır ve Bakıra Bağlı Kurşun - Çinko Potansiyeli ve Bu Potansiyelin verdiği İmkânlar
Sayfa 1-6 Yavuz Aytekin

ÖZET

Son yıllara kadar Türkiye çapında bakır yatakları olarak Murgul, Ergani ve Küre bilinmekte idi. 1959 - 1963 yıllarında MTA Enstitüsünce yapılan çalışmalar sonunda Türkiye‘nin görünür bakır potansiyeli 534 000 ton metalik bakıra yükseltilmişti. 1969 - 1972 yıllarında yapılan çalışmalarla bu potansiyelin oldukça arttığı bilinmektedir. Türkiye‘nin bugünkü görünür bakır potansiyelinin ne kadar olduğunun ortaya çıkarılmasına gayret edilmiştir. Türkiye ekonomik bakır yataklarının Ergani‘den baş­ ka hepsi Karadeniz bölgesinde bulunmaktadır. Yapılan incelemeler sonunda Türkiye potansiyelinin iki milyon tondan fazla metalik bakır oldu­ ğu ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca bakırla birlikte bu yeni yataklarda 675 000 ton metalik çinko, 298 000 ton metalik kurşun potansiyelinin mevcut olduğu hesaplanmıştır ve tellür, kadmiyum, nikel mevcudiyetleri tesbit edilmiştir. Burada, bu yeni kompleks yataklardan metal üretimi için tesbit edilmiş olan teknolojik şartlardan bahsedilmeyecektir. Türkiye‘nin 1973 yılı kapasitelerine İlâveten yukarda zikredilen potansiyelleri İşleyebilmek için; biri Lahanos ve Kızılkaya mevkileri arasına, biri Harşlt - Köprübaşı mevkiinde asfalt kenarına, biri de Madenköy - Çayeli mevkiine olmak üzere üç ayrı flotasyon tesisi kurulmalıdır. Bu tesislerde toplam 42 milyon ton civarında cevher işlenecektir. Toplam 582 000 ton blister bakır üretmek üzere Çayeli ve Köprübaşı‘nda iki veya Trabzon‘da bir İzabe tesisi kurulmalıdır. Tercihen aynı yer veya yerlerde kurşun ve çinko izabe tesisleri kurulmalıdır. Yukarıdaki tesislerin de tamamlanmasıyla en az 100 000 ton yıllık kapasiteli bir bakır rafine tesisine, toplam 618 000 ton çinko ve 256 000 ton kurşun Işliyecek kurşun ve çinko rafine tesislerine, izabe gazlarını değerlendirecek toplam 11,9 milyon ton sülfürik asit üretecek fabrikalara ihtiyaç olacaktır. Bu tesislerin kurulmasıyla toplam 17,8 milyar TL. lik çeşitli ürünlerin elde edilmesi mümkün olacak ve Murgul, Ergani, Küre İle birlikte Türkiye bakirli yataklarından elde edilecek ürünlerin toplam değeri 34,4 milyar TL sini bulacaktır.

Kömür Mekanik Olarak Kazılabilme Özelliği
Sayfa 7-15 Dr. Şinasi Eskikaya

ÖZET 

Kömürün doğadan koparılıp insanlığın istifadesine sunuluşuna kadar geçen bütün madencilik faaliyetleri içinde en fazla bilinmeyen kümelenmesi başlangıçta, yani ayaktaki kazı işlerindedir. Ger­ çekten de, kömür kendi doğal yatağında bulunurken, bizzat kendi özelliklerine ilâveten içinde bulunduğu fiziki ortamın da etkileri atlında, mühendislik bakımından oldukça karmaşık bir durum gösterir. Bununla beraber, gerek kömürün kendi özelliklerine gerekse onu çevreleyen ortama bağlı çok sayıda faktörün etkilerini de içine alacak şekilde tariflenen bir «Kazılabilirlik» kavramı vardır. Tebliğde işte bu Kazılabilirlik kavramı üzerinde durulmaktadır. Kavrama bağlı etken olarak ilk önc6 kömürün mekanik özellikleri ele alınmış, tek ve çok yönlü basınçlar altındaki mukavemetlerinden bahsedilmiştir, istihsal basıncının kazı üzerindeki etkisinin hangi faktörlere göre değişebileceği, araş­ tırıcıların bazı hallerde farklı olabilen görüşleri açısından değerlendirilmiştir. Kllvaj sistemleri İle mekanik kazı arasındaki bağıntıya de değinildikten sonra, İngiltere, Almanya ve Japonya‘da «kömür damarlarının mekanik kazıya karşı mukavemeti hakkında bir fikir sahibi olmak» gayesiyle kullanılan üç metod hakkında da bilgi verilmiştir.

G.L.İ. Soma Bölgesinde Yapılan Ambuvaj Çalışmaları
Sayfa 17-26 Ali Karakurum

GİRİŞ

G.L.İ. Soma Bölgesinin yeraltı ocağında 1965 ten beri ambuvaj çalışmaları yapılmaktadır. Bu yazı başlangıçtan bu güne‘ kadar kaydedilen geliş­ meleri ve tecrübelerle elde edilen bilgileri özetlemektedir. Şimdiye kadar.muhtelif vesilelerle ambuvaj hakkında yazılar yazılmıştır. Ancak bu servisin mühendisi olarak bütün bu çalışmaları yakından izlemek fırsatını bulduğum bu .konunun bu defa da tarafımdan yazılmasında fayda, görmekteyim. öyle sanıyoruz ki; ambuvaj Türkiye‘de ilk defa olarak burada tatbik edilmiş ve : başarıya ulaştı- : rılmıştır. Bu başarının şerefi çok büyük feragatia çalışan yeraltı işçileri, nezaretçileri ve mühendisleriyle; ambuvaj tatbikini düşünen, organize eden ve uygulattıran Bölgemizin :Sayın İdarecilerine aittir.

Türkiye`nin Jeoloji, Maden ve Metalurji Mühendisliği Branşlarında Teknik Eleman İhtiyacı
Sayfa 27-29 Yavuz Aytekin

 Türkiye‘nin yeterli bir kalkınma hızına sahip olabilmesi, öncelikle tabiî kaynaklarının verimli kullanılmasına bağlıdır. Sermaye sıkıntısı içinde bulunan memleketimizde bu kaynakların en iyi kullanılması, yeterli ve kalifiye bir insan gücü ile mümkündür. Türkiye durumundaki gelişmekte olan toplumlarda, modern ekonomi icaplarına uygun insan gücü yetişmesi yetenekleri kıttır. Dolayısiyle sınırlı mkânları en İyi şekilde kullanmak lâzımdır. Di­ ğer taraftan gelişen ekonomi İcaplarına göre yetiştirilen insan gücü kendi meslek dalındaki şartlara göre hazırlanmalıdır.

Yunanistan`ın, Üretimi Üç Misline Çıkarılan En Büyük Linyit Madeni : Ptolemais
Sayfa 31-36 Edwin Kullık

Yunanistan‘ın en büyük açık işletme linyit madeni olan Ptolemais‘de büyük ve devamlı olarak çalışan ekskavatörler kullanılarak ve yüksek taşıma kapasiteli bant konveyörler tesis edilerek, yıllık 2.000.000 ton olan üretim 6.000.000 tona çıkarılmıştır. Madenin yeniden donatım ve tesis programında, büyük ve ileri Alman Linyit kömürü madenciliğinin son iki veya üç yıllık çalışmaları yakından takip edilerek örnek alınmıştır. Maden, Ptolemais Mining and Industrial Company Ltd. tarafından çalıştırılmaktadır.

LIPTOL Kurumu, Devlet Elektrik Komisyonuna (DEI) bağlı bir kurumdur. Ptolemais madeni linyitinin başlıca tüketicileri, DEl‘nin büyük termik santralleri ile. LIPTOL Kurumunun sun‘I gübre ve briket fabrikalarıdır. Ptolemais madeni Yunanistan‘ın kuzey endüstri bölgesindedir. Maden sahasının kofu 670 m. dir ve kurak yaz aylarında ısı 40 °C olmasına rağmen kış mevsiminde de ısı bazen — 30°C olmaktadır. Ptolemais linyit yatağı uzun bir zamandanberi bilinmekle beraber, son yirmi senedenberi sistematik şekilde yapılan araştırmalar neticesinde yatağın bü­ yüklüğü ve işletmeye elverişlilik imkânları tesblt edilmiştir. 1962 yılında tamamlanan çalışmalar sonucunda, madenin üretilmeye elverişli kömür rezervinin 350.000.000 ton olduğu anlaşılmıştır.

Tartışmaya Cevap
Sayfa 39 Dr. Baki Yarar

Sayın Utine‘nin İlgileri için teşekkür ederiz. Hemen belirtmek lâzımdır ki Sayın Utine‘nin üzerinde uzun uzadıya durduğu MTA‘dan Say m Or. Oktay Orhun‘un DTA eğrisi kendilerinin de sonradan belirttikleri gibi çalışmamızın ana temi değil sadece gözlemlerimizin ilgili bir noktasını destekler mahiyettedir. Şüphesiz ki kolemanlt mineralinin DTA eğ­ rilerinin temini - kallbrasyonu - tefsiri, İncelenebilir sayısız konu arasına girebilir ve ümit ederiz ki kendileri bilimin bu boş alanlarını doldurmak için araş­ tırma yapmaktadırlar. Bizim çalışmalarımız daha çok minerallerin düzey kimyası ve cevher zenginleştirmesi yönlerinden olup laboratuarlarımızda bu yönde araştırmalar devam etmektedir.