Bilimsel Madencilik Dergisi

Bilimsel Madencilik Dergisi

Cilt 13 - Sayı 2 (Şubat 1974)
Bakırın Özellikleri, Alaşımları ve Minarelleri
Sayfa 3-7 M. Yaşar Ethem

GENEL

Periyodik sistemin birinci yan gru- «Bakır Grubu Metalleri» diye adlandırı- bu (29, 47 ve 79 Atom No.lu elementleri) lıp bunlar bakır, gümüş ve altındır,

Litosferik Pleyt Tektonik Teorisi ve Porfirik Bakır Yatakları
Sayfa 9-20 B. Doyuranlı

Abstract

Exploration planning is taking ‘into consideration, more and more, regional concepts of rock and ore genesis. High on the list of interesting regional targets remain volcanogenic belts of Post-Paleozoic ages. Of even broader scope are the rapidly evolving concepts relating to plate tectonics, Post-Eocene metallogenic type are located on or near present - day plate boundaries. Work is now in progress to relate older provinces and older, plate edges. This, it is to be hoped, will lead to usable concepts which provide new targets and new discorveries. In the Alpide zone, Turkey, Greece and Afghanistan seem to be likely areas for porphyry copper discovery. The new report, reviewing work, is still underway in northern Chile and Argentina. In this region mineralization is consistently related to volcanism and to granitic intrusive activity. A very extensive suite of age determinations of the rock has indicated a progressively younger age both volcanics and intrusively younger age both volcanics and intrusives inward from the coast. In other theories, porphyry copper deposits may originate with partial melting of oceanic crustal metarials as they thrust under a continental plate along a Benioff or «subducting» zone.

Bakır Madeninin Aranması ve Madenciliği
Sayfa 21-24 T. Armutcu, M. Kayadelen

ÖZET 

Bakır Madenciliğinin Tarihçesi : Bakırın madenciliği taş devrine kadar uzanır ve insan tarafından ilk kullanılan metal, taş devrinde bakır olmuştur. Bakırdan ilk başlarda insan silâh ve ilkel aletler yaparak istifade etmiştir. Daha sonraları bakır alaşımları çeşitli kullanış alanları bulmuştur. Maden devrinde ise insan bakır izabesi üstüne bilgisini daha da artırmış, daha sert ve kullanışlı olan alaşımlanm geliştirerek çeşitli silâhlar ve aletler yapmıştır. Takriben M.Ö. 3000 yılında bakır alaşımları p devirde medeniyetin beşiği olan Orta Doğu ve Akdeniz, bölgesinde, bilhassa Kıbrıs‘ta oldukça gelişmiş bir faaliyet dalı olmuştur. Roma İmparatorluğu sırasmda, ilkel bakır madenciliği ve izabeciliği, Imparator‘luğun bütün bölgelerine Orta Doğu‘dan yayılmış ve Roma împaratorluğu‘nun yıkılmasıyla başlayan orta çağ döneminde İngiltere‘de Almanya‘da, İsveç‘te ve İspanya‘da o devrin şartlarına göre oldukça büyük çapta bakır madenciliği ve izabe teknolojisi gerçekleştirilmiştir. 1800 yıllarında ise dünya yıllık istihsal ve tüketim miktarı 18 000 ton metalik bakıra erişmiştir.

Bakır Üretim Teknolojisi
Sayfa 25-34 Yayın Kurulu

 Demir olmıyan metaller gurubunda çok sayıda metal mevcuttur. Üretilen demir malzemenin miktarı, demir olmıyanlara nisbetle daha yüksektir. Ancak de­ ğer olarak durum tersinedir. Demirden başka metalleri yoğunluk-" larına göre ağır metaller ve hafif metaller olarak sınıflandırmak mümkündür.

Sülfürlü Bakır Cevherleri ve Zenginleştirme Yönünden Problemleri
Sayfa 35-41 Ö. Ayışkan

ÖZET

Sülfürlü bakır cevherleri çeşitli yapıda yataklarda, değişik miktarda diğer mineralleri (bilhassa pirit, çinkoblend ve galenit) ihtiva etmektedirler. Bu yazıda Türkiye‘de bulunan yataklar gözönünde tutularak, bakır cevherleri, mineral muhtevalarına ve yapısal karakterlerine göre, gruplandırılmaya çalışılmıştır. Her grup için teknolojik açıdan prob lemler belirtilmeye çalışılarak, gerekli zenginleştirme yöntemleri tartışılacaktır.

Bakır ve İlgili Ürünlerin Kullanım Alanları
Sayfa 43-47 A. Akar, A. Yazan, L. Özmerih

Rafine fırınlarında saflaştınlan bakır ilerinde tabi tutulacağı işleme göre değişik form verilmek üzere çeşitli şekillerde dökülür. En önemli döküm şekli tel halinde olandır (wire bar). Bunun yanısıra levha, köşeli veya silindirik şekildeki döküm çeşitleri en yaygın olanlarındandır. Alaşım yapımı için bakır büyük miktarda kertik blokçuklar (ingot bars) ve kimya endüstrisinde kullanılmak için ise bakır granülü şeklinde dökülür. Bakır sülfat ve diğer sıvı bakır fazlalarından, elektroliz yöntemleri ile elde edilen bakır özellikle, bakır boru ve ince bakır levha üretiminde kullanılır. Ayrıca kullanım amacına uygun şekil ve irilikteki bakır tozları da elektroliz ayı­ rım yöntemi ile kazanılır. Dış etkenlere karşı davranışı yüzünden bakır, asıl metallere en yakm olan bir metaİdir. Asit ve atmosfer koşullarına karşı yüksek bir direnç yeteneğine sahiptir. Bu özelliği nedeni ile bakır yarı asil metal olarak geniş kullanılma alanı bulmaktadır.

Dünya`da ve Türkiye`de Bakır Rezervi
Sayfa 51-56 A. Göktepeli

 Bakır metalinin, fizikî ve kimyevî özelliklerinden dolayı bugün çok geniş bir kullanılma alanı mevcuttur ve gün geçtikçe de bakır tüketimi büyük bir hızla artmaktadır. Bu artışa paralel olarak arama ve metalurijide de büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Bu sayede 1900 senelerinde ekonomik olarak işletilebilir bakır tenörü °/o 3 iken, 1970 yılında bu % 0,5 bakıra, 1972 yılında da % 0,3 bakıra düşmüştür (Şekil 2). Hattâ 1972 yılında bakır fiatlarında düşüş görülmesine rağmen bazı büyük açık işletmelerde cevher işletme sınırı % 0,2 ye kadar düşmüştür (Bagdad - Hilside and San Xavier - North, USA)

Bakır Metalurjisi ve Teknolojisinde Gelişmeler
Sayfa 57-74 F. Y. Bor, A. F. Çakır

 Konu iki yazı halinde incelenmiştir. Birinci yazı, bakır metalürjisine genel bir bakış ve pirometalürjideki gelişmeleri kapsamaktadır, ikinci yazıda ise hidrometalürji ve elektrometalürjideki geliş­ meler incelenmiştir. Her iki yazının kapsamına yalnız 2 nci Dünya Savaşından sonraki gelişmeler alınmıştır. Genel temayülün aksine olarak bakır üretim metalürjisi ile ilgili, dört dildeki 1950 den sonra yazılmış en önemli eserlerin bir listesi «Bibliyografya» başlığı altında bu kısmm sonunda verilmiştir. Metin içinde adı geçen literatür de, her makalenin sonunda «Referanslar» başlığı altında toplanmıştır.

Hidrometalurji ve Elektrometalurjideki Gelişmeler
Sayfa 75-95 F. Y. Bor, A. F. Çakır

 Hidro - ve elektrometalürjik yöntemlerin bakır üretim metalürj isindeki yeri «Bakır metalürjisine genel bakış ve pirometalürjideki gelişmeler» yazısında belirlenmiştir. Bu yazıda ise, özellikle hidrometalürjik ve elektrometalürjik proseslerdeki gelişme ve yeniliklere de­ ğinilecektir.

Dünya Bakır Üretimi ve Tüketimi
Sayfa 97-99 A. Hamamcıoğlu

 Dünya Bakır Cevheri üretimi 1972 yı­ lında 7.049.000 ton olmuştur. (Tablo : I) Bu üretimin % 56,7‘si dört, % 72,9 u ise yedi ülke tarafından karşılanmıştır. En büyük bakır cevheri üreticisi 1. 510. 300 tonla A. B. D. olmuştur. (A. B. D. nin Dünya üretimindeki payı % 21,4 tür.) A. B. D. den sonra en büyük üretici ülkeler S. S. C. B. (1.050.000 ton) ve Kongo (437.300 ton) dur. 1972 yılında blister bakır üretimi 7.289400 ton, rafine bakır üretimi ise 8.055.800 ton olmuştur, (tablo : 2,3) Blister bakır üretiminin % 55,5‘i dört ülke tarafından karşılanmıştır. En büyük üretici ülkeler A. B.V "DT(İ.614.000 ton), S.S.C.B. (1.050.000 ton), Zambiya (687.300 ton) ve Japonya (657.500 ton) dır.

Bakır ve İlgili Ürünlerin Fiyat Durumu
Sayfa 107-111 Y. Aytekin

 Fiatlar ayni zamanda buraya kadar zikredilen hususlar ve ilgili ek ve tablolar dikkate alınarak tesbit edilmiştir. Bakır, kurşun ve çinko dünya tüketimi yıllık büyüme oranları % cinsinden şöyledir

Bakır Zenginleştirme Teknolojisinin Tarihsel Gelişimi
Sayfa 119-123 A. Akar, A. Yazan, L. Özmerih

 Tarih devirlerinden birine adını veren bakır, insanoğlu tarafından bulunup işlenen en eski metallerden biri olup, çok eski yıllardan beri insanlığın hizmetindedir. Bakırı ilk kullanan insanlar Orta Anadolululardır. Medeniyetin beşiği olan Anadolu‘da milâttan önce 7000 yıllarında bakırın eritilip, işlendiği yapılan araştırmalar sonunda ortaya çıkmıştır(l) Buradan diğer ülkelere sıçrayan medeniyet, bakırın milâttan önce 4000 yıllarında îran, Türkistan, Mezopotamya, Mısır, Filistin, M.Ö. 3000 yıllarında Ege civarı, 2500 yıllarında orta Avrupa ve 2000 yıllarında batı Avrupa‘da kullanılmasını sağlamıştır. Önceleri süs ve harp eşyaları yapımında kullanılan bakır, ilerleyen zamanla birlikte yavaş yavaş insanlığın birçok ihtiyacını karşılamak için kullanılmıştır. Bugünkü ileri medeniyete rağ­ men bakırın yerini alabilen, kullanılmasına lüzum bırakmayacak bir diğer metal veya diğer bir madde bulunamamıştır. Evdeki kaplardan, uzaydaki sun‘î peyklere kadar hemen her yerde bakır veya alaşımları kullanılmaktadır.

Bakır Hazırlama (Zenginleştirme) Teknolojisindeki Gelişmeler
Sayfa 125-134 A. Akar, A. Yazan, L. Özmerih

Dünyada, bir konsantre işlemi görmeden, ocaktan çıktığı gibi direkt olarak pirometalurjik yöntemlerle işlenebilecek bakır cevherleri, hemen hemen tü­ kenmiş gibidir. Genellikle işletilen bakır madenleri düşük tenörlü olup, bir konsantrasyon işleminden geçmesi gereken cevherler çıkarılmaktadır. Tüm bakır üretiminin % 80 ini sağlayan porfirik bakır yatakları da düşük tenörlü, gang mineralleri ile ince kenetlenmiş bakır mineralleri ihtiva eder. Bu nedenle, dünyada üretilen bakırın % 90 ı, bir flotasyon işleminden geçerek konsantre edilmektedir. 


Türkiye Bakır Yataklarının Jenetik Tipleri, Rezerv Durumu, Aramalar İçin Önemli Kayaç ve Bölgeler
Sayfa 143-152 R. Ovalıoğlu

ÖZET 

Türkiye‘nin bakır yatakları çoğunlukla magmatik kökenlidir. Bağlı oldukları magma cinslerine göre bakır zuhurlarını üç ana grup altında toplamak mümkündür : 1. Ofiolitik magmatizmaya bağlı zuhurlar, 2. Asitik plutonizmaya bağlı zuhurlar, 3. Andezitik - dasitik volkanizmaya bağlı zuhurlar, Her üç magma tipine bağlı olarak, muhtelif jenezde bakır yatakları teşekkül etmiştir. Cu-Pb-Zn minerallerinden oluşan metazomatik ve hidrotermal - filoniyen tipteki zuhurlar sayıca en fazla bulunmakla beraber, rezerv yönünden ekselatif - hidrotermal tipi karekterize eden (Murgul, Çayeli, Lahanos, Ergani ve Küre gibi) zuhurlar çok daha fazla önem kazanmaktadır. Geleceğin bakır aramalarında ise ekselatif - hidrotermal tipler yanında, bilhassa Tersier devri asitik plutonlarına bağlı porfiri tipi yataklar önem kazanacaktır. Bu güne kadar yapılan arama ve detay etüdler sonunda, yaklaşık olarak 2.500.000 ton metalik bakıra eşdeğer olan bir bakır cevheri rezervi tesbit edilmiştir. Buna ilâveten, bilinen tüm jeolojik ve madencilik verilerinin istatistiki yoldan uygun Computer programlarıyla değerlendirilmesi sonunda, Türkiye jeolojik ve tektonik yapısının daha 7.500.000 ton civarında metalik bakıra eşdeğer bir bakır cevheri potansiyelini içinde gizlediği tahmin edilmiştir. Böylece, ülkemizin bakır -potansiyelini ia.000.000 ton metalik - bakır mertebesinde tahmin etmek yerinde olacaktır. Bu rakam 1.000.000.000 ton % 1 lik bir bakır cevheri potansiyeli demektir. Yani, halen tesbit edilmiş bakır rezervlerimize istikbalde üç katının daha ilâve edilebileceği imkân ve ümidi mevcuttur.

Türkiye`de Önemli Bakır Yatakları Hakkında Kısa Not
Sayfa 153-154 M. Yaşar Ethem

Türkiye‘de 600‘ün üstünde bakır zuhuru mevcuttur. Ancak halen işletilmekte olan veya yakın bir gelecekte ele alı­ nacak olan bakır yataklannın sayısı 10 civarındadır. Bunlar : — Murgul civarındaki Çakmakkaya ve Damar açık işletmeleri, — Küre - Kastamonu‘daki Bakibaba yeraltı işletmesi, — Küre - Kastamonu‘daki daha çok bakirli pirit ve kısmen de bakır cevheri ihtiva eden Aşıköy açık işletmesi, Giresun‘un Espiye ilçesi sınırları İçindeki Lahanos ve Kızılkaya yatakları. Bunlardan Lahanos yeraltı işletmesi olarak, Kızılkaya da açık ocak olarak işletilmek üzere Karadeniz Bakır İşletmeleri A.Ş. tarafından proje ve metallurjik testler ile ilgili çalışmalara girişilmiş bulunmaktadır. — Rize‘nin Çayeli ilçesindeki «Çayeli Zuhurları» olarak bilinen Madenköy I ve Madenköy II yatakları, — Ergani‘deki kısmen tükenmiş veya tükenmek üzere bulunan yataklar ve Anayatak isimli yatak. Bu yatakların kabul edilen cut-off derecelerine göre rezerv ve tenörleri, mevcut son bilgilere dayanarak aşağıda çıkarılmıştır.

Doğu Anadolu`da Subvolkanik ve Porfirik Bakır İmkanları
Sayfa 155-161 İ. Seyhan

ÖZET

Doğu Anadolu‘da geniş alanlar kaplayan genç andezit ve bazalt örtülerinin metalik madenler bakımından genellikle steril olduğu bilinmektedir. Bu örtülerin tabanında linyit yatakları bakımından ekonomik değeri olan Miosen ve Neojen yaşlı sedimanter ve volkanik - Sedimanter seriler yer almaktadır. Bu serilerin de altında ise her yerde aflöre etmeyen, bu yüzden de durumu iyi bilinmeyen «Eski volkanitler» bulunmaktadır. Pirit, bakirli pirit ve diğer sülfürlü mineraller bakı­ mından ümitli görülen bu eski volkanitler kısmen kendi tüfleri içinde, kısmen de temeli teşkil eden metamorfik ve palezoik kayaçlar arasında soğuyup katıla- şarak subvolkonik ve porfirik kütleler meydana getirmişlerdir. Mağmatik ayrış­ manın .Diorit ve Granitlere kadar geliştir ğini gösteren emareler mevcuttur.‘ Doğu Anadolu‘nun bilinen neojen ve kuvaterner andezit ve azaltlarına nisbetle daha asit bünyeli olan bu eski volkanitler formasyonu, bakirli pirit yatakları bakımından önemli bir potansiyele sahip görülmektedir.

Ergani Bakır Yatağının ve İşletme Tesislerinin Tanıtımı
Sayfa 163-178 E.B.İ.

Ergani Bakır Madeni yatakları Türkiye‘mizin güney doğusunda, Elâzığ iline bağlı Maden ilçesinin Dicle nehri vâdisindedir. Maden ilçesi, kara ve demiryollarımızla ülkemizin bütün liman ve şehirlerine irtibatlı olduğu gibi istihsalini ihraç bakımından İskenderun Limanı­ na 600 km. mesafede olup, kara ve demir yoluyla buraya da bağlıdır.

Ergani Bakır İşletmesi Reverber Matının Flotasyon Yoluyla Zenginleştirilmesi
Sayfa 179-189 S. Karahan E. Okur

 1973 yılı Ağustos ayında Reverber fırınının yıllık bakîmi esnasında tabanda kalan yüksek manyetik özellikli taban matı denemede esas alınmıştır.

Karadeniz Bakır Projesi Genel Tanıtım
Sayfa 191-208 Yayın Kurulu

 GİRİŞ : Karadeniz Bakır projesi, yatırımı 1968 -1972 yılları arasında dört ayrı ve birbirinden uzak, alt yapıları kısıtlı bölgelerde oldukça zor v şartlar altında yapılan hummalı bir faaliyetin sonucunda gerçekleştirilmiş entegre bir projedir. 23 Ocak 1973 günü ilk defa ateşlenen Karadeniz Bakır izabe fırınına EMÎNE ismi verilmiştir. EMÎNE günde 1000 ton‘a yakın cevher - konsantre karışımını izabe edebilecek güçtedir. Bu kapasite ile Türkiye‘nin daha önce mevcut kapasitesi 2 katının üstüne çıkarılmıştır. Karadeniz Bakır projesi kapasitesi olarak Türkiye‘nin en büyük bakır tesislerini bir araya topladığı gibi bir takım yenilikler de getirmiştir. Bunların baş- lıcaları cevher öğütülmesinde otojen de­ ğirmen kullanılması,, konsantre naklinde Murgul - Hopa arasına döşenen 62 km.‘- lik boru hattı ve izabede Flash izabe tipidir. Bu yenilikler projeye ilâve bir ekonomi kazandırmaktadır. Gelişmekte olan memleket madenciliğinin ve madene dayalı sanayinin bu adımdan sonra çok kısa zamanda daha büyüklerine ihtiyaç duyduğunu idrak eden Şirket halen yeni bakır v tesisleri planlamakta olup, yakında gerçekleştirme safhasına girilecektir.

Karadeniz Bakır İşletmesi Murgul Konsantratörü ve Samsun İzabe Tesisleri Çalışma Prensipleri
Sayfa 207-213 Y. Aytekin

  Murgul Konsantratörü Önce çeneli kırıcılarda 200 mm. ye kadar öğütülen cevher 100 mm. açıklı­ ğında bir elekten geçirilerek —100 mm. ve + 100 mm. lik iki ayrı siloda depolanacaktır. —100 mm. lik silodan 165 t/h, + 100 mm. lik silodan 210 t/h kapasitelerle alınan mallar yaş usulle çalı­ şan otojen değirmene verilecektir. Otojen değirmen mahsulü, 2 mm. lik bir elekten geçirilerek, elek üstü otôjen de­ ğirmene geri gönderilecektir. 0,208 mm. (65 mesh) lik elekten geçen malın % 62 sı 0,074 mm. (200 mesh) nin altındadır. Bu mal % 27 katı oranında su ile karşı­ laştırılarak bulamaç halinde flotasyona gönderilecektir. Mal ön flotasyon devresine 405 t/h kapasiteyle girecektir. Ön flotasyon devresinden alınan artıklar, pirit istihsali için pirit karıştırma tankma gönderilecektir. Buradan mal 106 t/h kapasiteyle pirit flotasyon bataryasına girecektir. Bu flotasyon hücrelerinde elde edilen pirit konsantresi 29 t/h kapasiteyle pirit temizleme bataryasına sevkedilecektir.

Türkiye Bakır Teknolojisi
Sayfa 213-215 S. Cankut

Medeniyetin beşiği olarak bilinen yurdumuzda bakır madenlerinin işletilerek elde edilen metalin-gerek doğrudan doğruya ve gerekse çeşitli alaşımlar yapılarak o günün ihtiyaçlarını karşılı- yacak şekilde kullanılması, binlerce yıl öncesine kadar gidebilmektedir. Osmanlı devleti devrinde sınırlı olarak ve Millî ekonomiye önemli bir katkıda bulunmıyacak ölçüde sürdürülen çalışmalar, ancak Cumhuriyet devrinin başlarında oldukça önemli gelişmeler kaydettikten sonra, yakın zamana kadar bir durakalma ve kısmen de gerileme devri geçirmiş bulunmaktadır. Cumhuriyet devrinde memleketimizde üretilen bakırın az bir kısmı kap kaçak yapımında kullanılmış ve büyük kısmı blister bakır olarak ihraç edilmiştir. Bu arada Millî Savunma ihtiyaçlarını karşılamak üzere ilk defa bakır ve bakır alaşımlarından çeşitli ürünler yapacak modern bir tesis Kırıkkale‘de kurulup çalıştırılmıştır.

Bakır Piyasa Etüdü
Sayfa 217-225 Y. Aytekin

Maden arama ve bulma işleri rizikosu büyük olan yatırımlardır. Bu rizikoya karşılık madencilik işleri diğer iş alanlarına kıyasla çok daha kârlıdır ve memleket kalkınmasına doğrudan etkilidir. Meselâ 1908 ve 1922 yıllarından beri Şili‘de faaliyette bulunan üç Amerikan şirketinin toplam 700 milyon dolarlık yatı­ rımlarına karşılık yıllık kârları 1 milyar doların üzerindedir. Murgul Çakmakkaya cevheri için yapılan arama ve ön çalışma masrafları yatağın kıymetinin ancak °/o 0.1 i kadar tutmuştur.

Üçüncü Beş Yıllık Plânda Milli Ekonomi İçerisinde Bakır`ın Yeri
Sayfa 227-228 A. İ. Öztürk

Üçüncü Beş Yıllık Kaklınma Plânında Madencilik ve Demir - dışı Metaller Sektöründe önemli ölçüde yatırma yapılması öngörülmüş bulunmaktadır.,Madencilik sektörününde bu dönemde yapılacak 16.3 milyar lira, geçen iki plânlı dö­ nem yatırımlarının toplamından yüzde 60 fazlalık arzetmektedir. 16,3 milyar liralık madencilik yatırımı toplam yatırımların yüzde 5,8 ini bulmaktadır. 16.3 milyar lira içerisinde 4 milyar lira dolaylarında bir miktar demir dışındaki metal madenlerinin aranması ve işletilmesi için tahsis edilebilecektir ki bunun içerisinde bakır madenciliğinin ön sırayı aldığı söylenebilir. Öte yandan Demir - dışı Metaller sanayii yatırımları İkinci Plân Dö­ neminde 4 milyar lira olarak gerçekleş­ miştir. Üçüncü Plân Döneminde bu miktar 7,5 milyar liraya çıkacaktır. Bu miktar içerisinde bakır tesislerinin payı hiçte küçümsenmeyecek bir yer tutar. Üçüncü Plân Döneminde 24 milyar liraya ulaşan Madencilik ve Demir - dışı Metaller yatırımları içerisinde bakır için ayrılan miktar ile 1972 yılında 120 bin ton olan bakırkonsantresi üretimi 1977 yılında yaklaşık olarak yüzde 24 yıllık ortalama artışla 350 bin ton‘a, 1972 yılında 20 bin ton dolaylarında olan blister bakır üretimi de yaklaşık olarak yüzde 23 yıllık ortalama artış ile 65 bin ton‘a ulaşacaktır.