Bilimsel Madencilik Dergisi

Bilimsel Madencilik Dergisi

Cilt 14 - Sayı 3 (Mayıs 1975)
Türkiye De Alüminyum Endüstrisi Kurulurken
Sayfa 7-10 Sami Özdemir

GİRİŞ

M.T.A. Enstitüsü tarafından Seydişehir ilçesi Mortaş ve Doğankuzu mevkilerinde 11 Ekim 1962 tarihinde alüminyum cevheri (Boksit) aramalarına başlanılmış olup, arama çalışmaları 1964 yılında tamamlanan ve toplam 24,5 milyon ton rezerv tesbit edilen bu sahalar Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığının 1 Şubat 1965 tarihli kararı ile Etibank‘a devredilmiştir. Daha sonra «Mortaş ve Doğankuzu Boksit Yatakları işletme Projesi» tesis edilmiştir. Bu arada Türkiye‘de bir alüminyum endüstrisi kurma çalışmaları 25 Mart 1965 tarihli Türk - Sovyet prensip anlaşması, 7 Aralık 1966 tarihinde teati edilen mektuplar ve 9 Mayıs 1967 tarihli Türk - Sovyet Hükümetleri arasındaki malzeme, teçhizat, teknik yardım konularındaki 15 yıl vadeli ve % 2,5 faizli 62 milyon dolarlık bir ticaret anlaşması ile gerçekleşme yoluna girmiştir. Bu anlaşma gereğince Alüminyum Tesisleri Projesi 1967 yılında programa alınmış ve ön projeler 22 Ağustos 1968 tarihinde Sovyetler Birliğinden Türkiye‘ye gelmiştir.

Kalay ve Ekonomisi
Sayfa 11-20 A. Fuat Çakır

GİRİŞ

Kalay 5000 yılı aşkın bir süreden beri bilinen ve kullanılan bir metaldir. Bir çağa adını veren tunç (bronz) ise, bir bakır kalay alaşımıdır. Medeniyet ve teknolojinin ilerlemesinde büyük katkısı olan ve genellikle baz metal olarak bilinen «bakır-kurşun-çinko -kalay-aliminyum» arasında kalayın özel bir yeri vardır. Günümüzde kalay hariç, di­ ğer baz metalleıin yıllık tüketimi en az üç ve daha fazla milyon ton iken kalayınki ancak 200.000 ton civarındadır. Buna karşılık kalay fiyatları her zaman bu metallerin fiyatlarından en az üç ilâ 10-15 kat daha fazla olmuştur. (Tablo IA,B). Burada ilâve edilecek önemli bir nokta, kalay fiyatları­ nın ve üretiminin diğer baz metal fiyatları ve üretiminin aksine daima sıkı bir kontrol altında bulundurulmuş ve serbest bir kalay piyasasının oluşumunun önlenmiş olmasıdır. Bu makalede, kalayı diğer baz metallerden farklı kılan teknik ve ekonomik nedenler incelenecektir.

Flokülasyon Tekniği ve Günümüzdeki Önemi
Sayfa 21-28 M. Yaşar Ethem

ÖZET

Aşağıda, cevher hazırlama tesislerinde her geçen gün daha çok uygulanma alanı bulan ve artık suyunun geri kazanılmasını amaçlayan flokülasyon tekniğinden, uygulanma yerlerinden, ticari isimleri ile birlikte flokülasyon maddelerinden ve bu alanda yapılan en son araştırmalardan bazılarından söz edilecektir.

AUSZUG

In diesem Artikel wird von der Flockungstechnik, ihrer Anwending, den Flockungsmitteln mit Handelsnamen und den einigen Forschungsergebnissen berichtet.

Kırmada, Malzeme Özellikleri ve Kırma Mekanizmasının Etkisi, Enerjinin Kullanılması
Sayfa 29-34 İrfan Bayraktar

GİRİŞ

Kırma ve öğütmenin antik cağlarda varolduğu bilinen bir gerçektir. Fakat bu uzun tarihi geçmişe ve pek bol yayına (Literature) karşın konu bütünüyle açıklığa kavuşamamıştır. Cevherler, kayaçlar, mineraller heterojen bir yapıda oldukları için, ideal malzemeler üzerine kurulu [örneğin cam) modellerden çıkarılan sonuçlar endüstriyel uygulama ile bağdaşmamıştır. Kırma olayının başarılı bir şekilde araştırılması kayaç mekaniği ile malzemeler bilimindeki gelişmelere bağlıdır. Pekçok değişkene sahip bu olayın tam çözümlenmesi durumunda çok büyük ekonomik faydalar sağlanacaktır. Şöyle ki, 1960 larda dünyanın toplam elektrik enerjisi üretiminin %1 ni sadece çimento endüstrisi tek başına harcıyordu. Buna cevher hazırlama tesislerindeki kırma-öğütme için harcanan enerji de katılırsa işin ekonomik yönü hesap istemiyecek bir şekilde ortaya çıkar. Ve de çeşitli tahminlere göre, bu iş için kullanılan enerjinin %90-%99,9 u ist şeklinde açığa çıkmaktadır. Kuşkusuz sorun, sadece makineye giren ener[İ ile öğütme mekanizmasına bağlı olduğu kadar malzemenin fiziksel özellikleri ile de yakından ilgilidir. Bu durumda konuyu hem malzeme Özellikleri1 açısından ve hem de kırma-öğütme tipi açısından incelemek gerekir.

Tek Eksenli Deneylerde Narinlik (Boy/Çap) Oranına Göre Direnç Değişimi
Sayfa 35-41 Barbaros Şatırlar

ABSTRACT

Theoretical and experimental investigation ‘into the effects of sienderness ratio of cylindrical test specimen on strenght is described. GİRİŞ Sürekli yapılan deneyler için örneklerde bir standartlaşmaya gidflmesi gereklidir, çünkü bu, deney sonuçlarının kar­ şılaştırılmasını sağlıyacaktır. Fakat uygulanacak standart mantıki olmalı, kuramsal çalışmalar ve deneysel bulgulara dayanmalıdır. (1). Günümüzde kayaların mekanik özelliklerini saptamak için değişik şekil ve hacimlerdeki örnekler kullanılmaktadır. Fakat bunların arasında radyal simetrileri ve hazırlanışlarındaki kolaylıktan dolayı en fazla silindir örnekler kullanılmaktadır. (2). Burada narinlik oranına göre direnç değişimi incelenmektedir.  

Kayaların Gevrek Kırılabilirliğinin Değişik Yöntemlerle Belirlenmesi
Sayfa 42-46 Seçkin İnceefe

GİRİŞ 

Gevrek kırılabilirlilik kayaların en ö- nemli mekanik özelliklerinden biridir. Ancak değişik yazarlar bu terimi başka baş­ ka anlamakta, dolayısıyla ölçümleri de belli bir uyumluluk içinde olmamaktadır. Bu yazıdan amaç, gevreklilik kavramının analizini yapmak ve ölçüm yöntemlerini belirtmektir. Gevrek Kırılabilirlilik ve Sünümlülük Kavramları : Maddelerin mekanik bir özelliği olarak gevrek kırılabilirlik değişik yazarlar tarafından değişik tanımlanıyor. Hetenyi‘ye göre sünümlülük özelliğin olmaması veya sünümlülüğün zıddıdır. Gevrekliğin derecesi, bir maddenin düşük uzama (çekmede) yüzdesi veya kesit alanının azalma yüzdesi ile ifade edilir. Terim görecidir. Çünkü genel olarak kabul edilen belli bir sınır değer yoktur. Yani şu değerin altında madde gevrektir veya üstünde sünümlüdür denememektedir. Morley ise gevrekliği sü­ nümlülüğün olmaması halidir diyor ve sü- rıümlülüğü de şöyle tanımlıyor: Çekme kuvveti ile kesit alanı küçültülebilen maddelerin bu durumunu sağlayan mekanik özelliktir. Fizik ve mekanik kitaplarında benzer tanımlar vardır. Obert ve Duvall a göre gevreklik dökme demir ve birçok taşlarda olduğu gibi elastik gerilimin ötesinde çatlaklardan dolayı maddenin kırılabllme durumudur. Ramsay‘a göre ise gevreklik maddelerin elastik sı­ nırı içinde deforme olurken içsel kohezyonun parcalanmasıdır. Tam bu durumda ki gerilim koşulları da kırılma kuvvetini tanımlar. Gevrek kırılabilirlilik «Glossary Of Geology And Related Sciences» e göre ise,- plastik akmanın olmadığı ortamda maddenin kırılabilme özelliğidir.