Bilimsel Madencilik Dergisi

Bilimsel Madencilik Dergisi

Cilt 16 - Sayı 1 (Ocak 1977)
Hidrosiklonların Teorisi, Uygulanma Alanları, Ayrım Sınırına Etki Eden Faktörler ve Çalışma Prensipleri
Sayfa 1-16 Dr. Helmut Trawinski, Rahman Turgut Arık

Taneciklerin çökelmek suretiyle birbirlerinden ayrılmaları doğada çamurlu sularla beslenen bütün göl, havuz gibi yerlerde olagelmektedir. Dibe çöken tanecikler girişe göre daha koyulaşmış olan bir sediman oluştururlar, geri kalan su ise kaba tanelerinden arınmış olarak akar gider. Madencilikte bu İşi gerçekleştiren yapay tekneler «tikîner» ofarak adlandırılırlar. Tikiner içinden geçen su akımının hızı, ince tanelerin çökelmesine izin vermeyip üst akımla dışarı atılmasına neden olacak kadar fazlaysa, ince ve kaba tanelerin ayı­ rımı gerçekleşiyor demektir.

Elmaslı Sondajlarda Suda Çözülür Yağ Kullanımı
Sayfa 17-19 Barbaros T. Şatırlar

GİRİŞ : Bu yazıda amaç suda çözülür yağ ve di­ ğer katkı maddeleri hakkında bilinenleri bir araya topla maktr. Çözülebilir yağ terimi, yağın satın alındığı şekilde kullanıldığını belirtmektedir. Emülsiyonda; süte benzeyen ve çözülür yağın su ile karıştı­ rılmasından elde edilen beyaz akışkana denir.

Yorulma (Creep) Deneyleri ile Kayalarda Viskosite Hesaplanması
Sayfa 20-24 İsmail Özkaya, Seçkin İnceefe

ÖZET

Ankara andeziti, traverten ve kireçtaşı örnekleri üzerinde yorulma (creep) deneyleri yapılmış ve sonuçlardan, bu kayalara ilişkin elâstik modül ve viskosite katsayıları hesaplanmıştır. Hesaplamalar da Kelvin - Voigt modeli esas alınmıştır. Bu modele göre zamanla birim uzama (strain) arasındaki ilişki doğrusal olmadı­ ğı için, parametreler Gauss - Newton metodu İle bulunmuştur. Yorulma deneyleri, seçilen modellere uygun olarak yürütüldüğü taktirde, kayaların viskositelerinih bulunmasında etkin bir yöntem olarak kullanılabilir.

Maden Arama Tekniğindeki Gelişmeler ve Yeni Teoriler
Sayfa 25-34 Burhanettin Doyranlı

Jeofizik metodları madencilikte ilk olarak 1930-1940 yılları arasında İskandinav ülkeleri ile Sovyetler Birlİği‘nde ve Kanada‘nın kuzey bölgelerinde uygulanmıştır. Bu bölgelerde genellikle kalın bir glasiyal örtü tabakasının altında bulunan maden yatakları, maden arama işlerini güçleştirmektedir. (1). Jeofizik firmalarının 1970 -1975 yılları arasındaki maden arama tekniğini geliştirme çalışmaları madencilik yönünden çok verimli bir dönem olarak kabul edilmektedir. Yeni geliştirilen Turair metodu [havadan elektromanyetik prospeksiyon metodu) yeryüzünün birçok bölgelerinde, genellikle Kanada‘da ve Avustralya‘da çok uygulanmıştır. Yine yeni bir sistem olan radyofaz ile yani çok düşük frekanslı (VLF) radyo dalgaları ile özellikle yeryü­ zünde aflöre olmayan ve derinde bulunan iletken cevher gövdeleri ve jeolojik strukturier tesbit edilebilmektedir. Cok düşük frekanslı elektromanyetik dalgaların arz kabuğu içinde derinliğine penetrasyonu. yeryüzündeki birçok denizaltı komünikasyon istasyonlarından yararlanılmasına yol açmıştır.