Bilimsel Madencilik Dergisi

Bilimsel Madencilik Dergisi

Cilt 18 - Sayı 1 (Mart 1979)
Şlam Kaplama Mekanizması
Sayfa 22-27 Mustafa Tefek

 ÖZET

Birçok dikkate değer çalışmalara rağmen, flotasyonda şlam kaplamasının nedeni tam olarak anlaşılmamışta:

Bununla birlikte, kolloidal sistemlerdeki flokiüasyon ve dağüma olayları elektriki çift

tabaka yoluyla açıklanmıştır.

Bu yazıda, flotasyonda mineral yüzeylerinin şlamla kaplanmasının aynı yolla açıklanması önerilmiştir.

Bu nedenle hematit ve kalsit şlamlarınm gibsit yüzeyini kaplama yoğunluğu incelendi ve

şlam kaplama yoğunluğunun elektriki çift tabaka ile olan ilişkisi ortaya kondu.

ABSTRACT

In spite of considerable study the nature of slime coatings in flotation is still not completely understood.

However, the phenomena that control flocculation and dispersion of colloidal systems

are now interpreted in terns of electrical double layers.

In this paper, analogous phenomena, has been suggested to be responsible for slime coating on

minerals in flotation systems. The formation of hematite and calcite slimes on gibsite has been

investigated and related to properties of the electrical double layer at mineral surfaces.

Kaya Şevlerinde Devrilme Türündeki Bozulmaların Mekaniği ve Deneysel İrdelenmesi
Sayfa 28-39 Dr. Caner Zanbak

 ÖZET

Kaya şevlerinin duraylûığı çalışmalarında üzerinde en fazla durulan bozulma türleri, süreksizlik

yüzeyleri, ya da malzemenin kesilmesi ile oluşan eğrisel yüzeyler boyunca ortaya çıkan kaymalardır.

Süreksizlikler içeren kaya ortamlar içinde ortaya çıkabilecek kaymalar, kaya bloklarının

kinematik koşullarına bağu olarak oluşur. Süreksizlikleri şev içine eğimli olan kaya şevlerinde,

kinematik koşullardan ötürü, kayma beklenemez. Ancak, bu tür şevlerde, süreksizliklerle stntrlandmlmtş

kaya kolonlarının devrilmeleri ile ortaya çıkan şev bozulmaları, durayUhk açısından önem

kazanmaktadır.

Yazıda, son on yû öncesine kadar üzerinde yeterince çalışılmış bir bozulma türü olan "Devrilme"

terin uygulamada gözlenen bazı örnekleri, şev içinde oluş mekanizmaları, sayısay analizleri için

yapılan yaklaşımlar ve devrilmeye etkiyen çeşitli yapısal parametrelerin incelendiği model çalışmalardan

elde edilen gözlemlere dayak yorumlar verilmektedir.

ABSTRACT

In rock slope stability practice, the mostly stuied failure modes are sliding along preexisting discontinuities

and curved failure planes through the rock or sou material coused by the excess shear

stresses. Slides in discontinuous rock masses are controlled by kinematical conditions of the rock

blocks besides the mechanical parameters of the rock media. Due to kinematic restrictions, no

sliding can be expected in rock slopes with undercutting discontinuities. However, for such slopes,

toppling failure of the rock columns bounded by the discontinuités have importance in terms of

stability.

In this article, a general review of toppling process and approaches for their numerical analysis,

along with some field examples, are given. Observations and interpretations of toppling processes

under several structural parameters on a two - dimensional model study are presented.

Doğru Akım Düşey Özdirenç Uygulamalarında İki Katmanlı Ortam Sorununun Tekil Çözümü
Sayfa 40-57 Dr. Ahmet Ercan

 ÖZET

tki katmanlı ortamın katman birimlerinin Regula-Falsi ve ikinci derece en küçük kareler tekniklerinin

uygulanması üe bulunabileceği gösterilmiştir. Böyle bir sayısal yaklaşım, deneysel Tagg yönteminin

her dizilim türüne bilgisayarlar aracılığı üe kolayca uygulanmasın* sağlar. Değerlendirmede

insan girişimini gerektirmeyen bu yöntem sonuç duyarlığım da artırır.

ABSTRACT

77te Regula-Falsi optimization technique and a second degree Least-Squares analysis are shown to

be applicable to determine layer parameters for the two-layered earth model. Such a numerical

approch assists to make the Tagg‘s emperical method easily useable for any electrode configuration

by means of fast digital computers. Reduced human interaction improves the accuracy as well.

Etibank Keçiborlu Kükürtleri İşletmeleri Cevher Yataklarında Uygulanan Yeraltı Üretim Metodu
Sayfa 58-63 Hüseyin Yeğenoğlu, Ergin Gürcan

 Keçiborlu Kükürtleri İşletmesi‘nde cevher üretimi,

halen çalışılan Değirmenden ve Kumludere maden

ocaklanndan yapılmaktadır. Oeğirmendere maden

ocağı 1950 yılından, Kumludere maden ocağın da

1977 yılından beri kapalı işletme olarak faaliyettedir.

Ocaklardan üretilen cevher, üretim anında zenginfakir

ayırımına tabi tutulup; tenörü % 70 S‘den

fazla olan "zengin cevher" olarak direkt izabe tesislerinde,

tenörü % 70 S‘den az olan "fakir cevher"

olarak flotasyon tesislerinde işlenmektedir.

Kükürt yatakları adeseler halinde olup, bu adeselerin

boyutları değişik büyüklüklerdedir