Bilimsel Madencilik Dergisi

Bilimsel Madencilik Dergisi

Cilt 23 - Sayı 3 (Eylül 1984)
Boksit Dışı Kaynaklardan Alümina Üretimi - Production Of Alumina From Non-Bauxsite Sources
Sayfa 7-14 Dr. İsmail Girgin

ÖZET

Dünya alüminyum üretiminde önde gelen ülkelerin pek çoğu yeterli boksit rezervine sahip değildirler ve hammadde gereksinimlerini dışalım yoluyla sağlamaktadırlar. Boksit fiyatlarındaki artış ve dışa bağımlılıktan kaynaklanması mümkün hammadde darboğazı nedenleri bu ülkeleri boksit dışı kaynaklardan yararlarıma konusunda yeni yöntemler aramaya yöneltmiştir. Şimdiye dek sonuçlandırılan çalışmaların çoğunun ekonomik bakımdan Bayer Prosesi ile rekabet edemeyeceği anlaşılmıştır. Ancak, Aluminum Pechiney (Fransa) ve Alcan International Ltd. (Kanada) işbirliği ile geliştirilen ve hammadde olarak kil ve kömür içerikli şeyller kullanılabilen "H1" Prosesi"nin ekonomik bakımdan Bayer Proses^ ile kıyaslanabileceği söylenmektedir.

Ayrıca, Bureau of Mines (ABD) tarafından geliştirilen ve henüz yan pilot tesis aşamasında olan, killerden hidroklorik asitle alumina eldesi prosesinin de ekonomik açıdan oldukça umut verici yanları olduğu belirtilmektedir. Bu derlemenin amacı, boksit dışı kaynaklardan alümina üretimi konusunda birer seçenek olabilecekleri büyük ölçüde kanıtlanmış bu iki proses hakkında bilgi vermektir. 

ABSTRACT

Most of the World‘s leading aluminum producer countries do not have adequate bauxite reserves and are dependent on imports for their bauxite demands. The rising prices of bauxite and the possibility of critical supply situation in imported bauxite have led these countries to develop new methods for production of alumina from non-bauxite sources. Unfortunately, most of the processes investigated until now did not prove economically competitive with the Bayer Process. But, "FT Process" developed by Aluminum Pechiney (France) in cooperation with Alcan International Ltd. (Canada) for production of ulumina from clays and coal shales has proved that the costs compare favorably with the Bayer Process. Also, another process developed by Bureau of Mines (USA) on hydrochloric acid processing of clay, reaching the pilot plant scale now, gives some evidence that this procedure may result in lower energy consumption. This article is attempted to review these two processes which have proved almost practically to be alternatives to alumina production from non-bauxite sources.

Çayırhan Linyitlerinin Temizlenme Olanaklarının İncelenmesi - Investigation Of Cleaning Possibility Of Çayırhan Lignites
Sayfa 15-23 Doç. Dr. Gülhan Özbayoğlu, Neş`e Çelebi

 ÖZET

Bu araştırma, Çayırhan linyitlerinin yıkanabilirlik özelliklerini kapsamaktadır. Özellikle kükürt ve kül atımı olasılığının incelendiği araştırmada Çayırhan linyitlerinin alt ve üst damar numuneleri üzerinde çalışılmış, ayrıca satılan kömür numunesini temsil eden tuvönan numunesinde de yüzdürme-batırma deneyleri yürütülmüştür, örneklerin tümünün yüksek kül ve kükürt içerdikleri belirlenmiştir. En temiz ürünler 1.40 yoğunlukta elde edilmiştir ki bu yoğunlukta pirit içeriğinde bir miktar azalma olmuşsa da düşük kükürtlü kömür elde etmek olanaklı olmamıştır. Çayırhan linyitlerinde kükürtten arındırma olasılığının zayıf olmasına karşın, kül içeriğinde belirli bir azalma gözlenmiştir.

ABSTRACT

This study presents the result of the washability study on the Çayırhan Lignites of the Middle Anatolian Lignites Company with special emphasis on sulfur and ash reduction. In the study, as it would be inadequate to merely study the samptes of the Upper and Lower seams, the composite sample R.O.M. has also been dealt with. AH the samples comprised of high ash and high sulfur. The cleanest products have been obtained at 1.40 specific gravities. Although pyrite content can-be reduced to some extent, none of the samples can be brought to a state of low sulfur content. Despite the lack of possibility in reduction of sulfur, ash content has served possible for significant reduction.

Doğrusal Programlama ve Madenciliğe İlişkin İki Basit Örnek - Linear Programming And Two Simple Examples From Mining
Sayfa 25-40 A. Oktay Yalgın

ÖZET

Bu yazıda yöneylem araştırmasına ana hatlarıyla değinilmiş; ve en çok kullanım alanı bulan Doğrusal Programlama Yönteminin kuramına kısaca değinilirken; basite indirgenmiş iki ayrı madencilik sorununun herbirine, üç ayrı yolla çözüm örneklemesi yapılmış ve aynı sonuca ulaşıldığı görülmüştür.

ABSTRACT

In this paper, basic operational research methods are explained briefly. Linear Programming which is the most popular method of operational research is explained. Two simple examples are given and three different solution techniques are applied and the same results, are obtained.

Küre Biçimli Süreksizliklerin Yapay Uçlaşma Düz Çözümü - Induced Polarization Responses Of The Spherical Discontinuities
Sayfa 41-53 Dr. İbrahim Onur

 ÖZET

Bu çalışmada, düzgün elektrik alan içinde bulunan iletken kürenin uyarıcı bir kaynağa gösterdiği tepki matematik yoldan hesaplanarak yeni bir görünür özdirenç ve ağırlık katsayı bağıntısı geliştirilmiştir. Bu bağıntılar bazı simgelerin kullanılması ile yeniden düzenlenerek matematik hesaplama kolaylığı sağlanmıştır. Kol-Kol (Dipole-Dipole) dizilimi için, bu bağıntılardan yararlanarak karakteristik görünür özdirenç ve ağırlık katsayı eğrileri ve haritaları elde edilmiştir. Uygulama alanı Trabzon iline bağlı Sürmene Baştımar sahasıdır. MTA Genel Müdürlüğü‘nce bu sahada Kol-Kol dizilimi kullanılarak YU çalışması yapılmıştır. Bu çalışma sonucu elde edilen arazi haritalarından seçilen bir doğrultu için, geliştirilen bağıntıların bir uygulaması yapılmıştır. Sonuçta, yaklaşık gerçek YU değiştirgen değerleri kullanılmasıyla arazi eğrilerine uyum sağlayan görünür YU eğrileri saptanabilmiştir.

ABSTRACT

In this study, a new apparent resistivity and weighting coefficient relationship were developed by using the expression of the anomaly source potential obtained for a conductive sphere located in a uniform electrostatic field. The expressions of relations were rearranged according to the symbols used. By this procedure, their mathematical computations were made easier. The characteristic apparent resistivity and weighting coefficient curves and maps were prepared by employing the equations developed for the Dipole-Dipole electrode array. The survey field is the area of Sürmene Baştımar in the province of Trabzon. In this area, an IP field investigation involving the dipole-dipole array was carried out by the MTA Institute. The relationships derived in this work were examined by using a profile which is chosen from the IP field maps. Finally, the apparent IP curves which were in close agreement with the field curves were determined by employing the approximately correct IP parameters.