Bilimsel Madencilik Dergisi

Bilimsel Madencilik Dergisi

Cilt 39 - Sayı 1 (Mart 2000)
Tinkal Cevherlerinin Zenginleştirilmesinde Kullanılacak Tek Kademeli Çözme Helezonu Tasarımı Design Of A Single Stage Helical Transporter For Processing Of Tincal Ores
Sayfa 3-15 Nezahat Ediz, Hüseyin Özdağ, Ahmet Görgülü

 ÖZET

Bor mineralleri modern teknolojide gübre sanayinden ilaç sanayine, temizlik maddesi yapımından

nükleer endüstriye kadar çok çeşitli ve yaygın bir kullanıma sahiptir: Bor minerallerinin bu önemli ve

vazgeçilmez konumu gelecekte de artarak devam edecektir.

Bu araştırmada bor cevherlerinin zenginleştirilmesinde kullanılabilecek daha verimli bir yöntemin

geliştirilmesine çalışılmıştır. Bu amaçla endüstride özellikle katı-sıvı ayırımı ve malzeme taşımak için

kullanılan "helezon taşıyıcı", bor cevherlerinin zenginleştirilmesinde kullanılmak üzere yeniden

tasarlanmış ve imal edilmiştir. "Tek Kademeli Çözme Helezonu" olarak isimlendirilen bu cihaz ile

Etibor A.Ş. Kırka Boraks İşletmesi Konsantratör Tesisine beslenen (-25) mm cevherin (tinkal)

zenginleştirilmesi sağlanmıştır. Cihaz, değişik zenginleştirme şartlarında denenerek, tinkal

cevherlerinin doğrudan zenginleştirilmesinde kullanılabileceği saptanmıştır. Yapılan deneyler

sonucunda çözme helezonu için optimum çalışma şartlan; (-4 +2,8) mm tane boyu, 70°C sıcaklık, 15°

eğim, 7 d/dk devir hızı ve 1/8 katı/sıvı oranında elde edilmiştir.

ABSTRACT

Boron minerals have a wide and intensive usage in modern technology from fertilizer industry to

pharmacy, detergent and nucleer industry. This important and indisputable position of boron minerals

will remain the same in the future too.

In this research, an attempt has been made to develop a more efficient method for processing boron

ores. For this purpose, a helical transporter, which is used for solid-liquid separation and material

conveyance in industrial applications, has been re-designed and manufactured for processing boron

ores. With the so called "single stage helical transporter" processing of boron ores (tincal) of (-25) mm,

fed to the Concentrator in Etibor A.Ş. Kırka Mine, have been carried out. The efficient use of the

transporter for processing tincal ores has been confirmed by testing it at various processing conditions.

From the tests carried out, the optimum processing conditions for the helical extractor were obtained at

particle size of (-4 +2.8) mm, helical angle of 15°, helical revolution of 7 rpm and solid/liquid ratio of

1/8.

Petrol Rafineri Atıklarının Bor Çözelti ve Atıkları İçin Flokülant Olarak Kullanımı - The Use Of Petroleum Refinery Wastes As Flocculant For Boron Concentrates And Wastes
Sayfa 27-37 Nezahat Ediz, Hüseyin Özdağ, M. A. Seyfettinoğlu

 ÖZET

Bor çözeltilerinde veya borlu atık sularda bulunan ince taneli kil parçacıklarının çökeltilmesi önemli bir

sorun olmaktadır. Bu amaçla halen kullanılmakta olan bir çok ticari flokülant bulunmaktadır.

Bu çalışmada, TÜPRAŞ îzmir Aliağa Petrol Rafınerisi‘nden alman petrol rafineri atığının, bor

süspansiyonlarındaki killer için çöktürücü olarak kullanımı ve çözme ortamına beslenmesi durumunda

bor çözünmesine olan etkileri araştırılmıştır. Ayrıca bu atıkların, Etibor A.Ş. Kırka Boraks İşletmesi-

Bor Türevleri Tesisinde kullanılan ticari bir flokülant ile karşılaştırılması da yapılmıştır. Bu amaçla

Etibor A.Ş. Kırka Boraks İşletmesinden getirilen (-25) mm tinkal cevheri ve konsantratör atık kil

örnekleri üzerinde çözünme ve çökelme deneyleri yapılmıştır. Sonuçlardan petrol rafineri atıklarının

bor süspansiyonlanndaki killerin çöktürülmesinde kullanılabileceği ve çözme sürecine beslenmesi

durumunda tinkal cevheri ve atık kildeki B203 çözünürlüğüne olumsuz etki yapmadığı belirlenmiştir.

ABSTRACT

Settling of fine clay particles in boron suspensions is an important problem. There are many

commercial flocculants to be used for this purpose.

In this research, the use of petroleum refinery waste, taken from TÜPRAŞ İzmir-Aliağa Refinery, as a

settling agent for fine clays in boron suspensions and their effect on the solubility of boron when added

to the concentration process were investigated. A comparison with a commercial flocculant, taken from

Etibor A.Ş. Kırka Borax Mine-Boron Derivatives Plant, were also made. For this purpose, a series of

"concentration" and "settling" tests were carried out on tincal ores of (-25) mm and concentrator waste

clay taken from Etibor A.Ş. Kırka Borax Mine. From the results, It was understood that the petroleum

refinery wastes could be used for settling of fine clays in boron suspensions with no negative effect on

the solubility of B203 in tincal ore or waste clay, when added to the solution process.

(*} Dr., Dumlupınar Üniversitesi, Seramik Mühendisliği Bölümü, Kütahya

(tt) Prof.Dr., Osmangazi Üniversitesi, Maden Mühendisliği Bölümü, Eskişehir

(***) Prof.Dr., Sakarya Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Sakarya

Solunabilir Tozun Su Spreyleri Kullanılarak Bastırılmasında Son Gelişmeler - Recent Developments On The Suppression Of Respirable Dust Using Water Sprays
Sayfa 39-52 Hürriyet Polat, Mehmet Polat, Sabit Gürgen

 ÖZET

Türkiye‘de görülen meslek hastalıklarının çoğunu tozun solunmasından kaynaklanan pnömokonyoz

oluşturmaktadır. Bu yazının amacı, yeraltı ocaklarında işçi sağlığı açısından sakıncalı olan havada asılı

tozların, su spreyleri kullanılarak bastırılması konusunda gelinen aşamayı sunmaktır. Bu amaçla,

havada asılı toz ve su damlalanyla yapılan detaylı çalışmalar ışığında, sprey suyuna katılan yüzey aktif

maddelerin istenen verim artışım sağlayamama nedenleri ele alınmakta ve su spreylerinin Türkiye‘deki

maden ocaklarında kullanım olanakları tartışılmaktadır.

ABSTRACT

Majority of the work-related diseases in Turkey can be attributed to dust oriented pulmonary diseases,

namely pneumoconiosis. The purpose of this paper is to present the recent state in our understanding

about the airborne dust and the water sprays utilized to suppress it in underground mines. For this

purpose, a detailed characterization of airborne spray droplets and dust particles in air is presented

along with the answer to why the surface active agents have not provided a satisfactory increase in dust

suppression efficiency. The results are extended to current practices in Turkish underground mines and

the necessary courses of action to increase the dust suppression efficiency in light of the above studies

are outlined.