Bilimsel Madencilik Dergisi

Bilimsel Madencilik Dergisi

Cilt 45 - Sayı 1 (Mart 2006)
Havza Jeotermal Sahasında Yapılan Sh-5 ve Diğer Sondajların Genel Değerlendirmesi - General Evaluation of Sh-5 and Other Drillings Made on Basin Geothermal Field
Sayfa Bülent Toka, Mehmet Şahin

 ÖZET 

 Bir sahadaki sondaj çalışmalarının başarısı, sahada yapılmış olan daha önceki çalışmaların incelenmesi, bölge yeri tespiti, uygun makine ve ekipmanın seçilmesi, kuyu tasarımının yapılması, yeterli ve eğitimli personelin görevlendirilmesi ve en uygun sondaj sıvısı seçimi gibi teknik detaylar bağlıdır. 

 

Samsun-Havza jeotermal sahasında 1983–2004 yılları arasında sıcak su aramalarına yönelik olarak 9 adet sondaj yapılmıştır. Bunlardan sadece dört kuyu (SH-1/C, SH-3, SH-4 ve SH-5) sondaj tekniği ve kuyu verimi açısından başarı ile tamamlanabilmiştir. 

 Havza jeotermal sahasında 1986 yılında açılan SH-1/C kuyusunun kuyubaşı basıncı 50 kg/cm2  ve artezyen debisi 45 lt/sn iken; 2004 yılında bu kuyudan 33 metre uzakta açılan SH-5 kuyusunda sıcak suyun statik seviyesi 78 metre ve debisi 17,4 lt/sn olarak ölçülmüştür. 

 Anahtar Sözcükler: Samsun-Havza Jeotermal Sahası, Sondaj Tekniği, Sondaj çamuru, Jeotermal Enerji   

 ABSTRACT 

 Success of drilling operation depends on technical details like the evaluation of earlier drilling operations on the same field, determination of drilling location, selection of suitable rig and equipment, proper well design, experienced personnel as well as finding the most drilling fluid type.   Although nine exploration wells were drilled in Samsun-Havza geothermal field in the period of 19832004, only the four of them (SH-1/C, SH-3, SH-4 and SH-5) were completed successfully for production. 

 While well head pressures and fluid production rates were measured 50 kg/cm2 and 45 l/s for well SH1/C in an artesian flow in 1986, the newest wellbore SH-5 (only 33 m away from SH-1/C) drilled in 2004 has a static level 78 m and  a flow rate of 17,4 l/s with a pump. 

 Keywords: Samsun-Havza Geothermal Field, Drilling Technology, Drilling Mud, Geothermal Energy    

 

 

 

Kireç Söndürme Şartlarının Söndürülmüş Kireç Kalitesine Etkisi - The Effect of Lime Extinguishing Conditions on the Quality of Liquefied Lime
Sayfa Özen Kılıç, Mesut Anıl

 ÖZET 

 Yapılan çalışma ile söndürme şartları ve farklı su yüzdelerinde söndürülerek üretilen kireçlerin özellikleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Laboratuar şartlarında 1000 °C`de kalsine edilmiş söndürülmemiş kireçlerin (CaO) ve ağırlıkça farklı su yüzdelerine sahip söndürülmüş kireçlerin (Ca(OH)2) özellikleri (porozite, özgül yüzey alanı, %aktif CaO, %Ca(OH)2) belirlenmiştir. Deneyler sonucunda sönmemiş kireci söndürmek için kullanılan kirecin ağırlıkça %50 ve %60`ı kadar suyun çok yetersiz bir söndürme yaptığı ve ağırlıkça %70 suyun ise yeterli söndürme yaptığı  görülmüştür. Bununla beraber ağırlıkça %70`lik su ilavesinin zaman zaman kalitesi yüksek kireçte yetersiz kaldığı tespit edilmiştir. Beyazlık deneyleri sonucunda gerek sönmemiş ve sönmüş kireç örneklerinin yüksek derecede beyazlık gösterdiği, bu özellikleri açısından da çok iyi bir kaliteye sahip oldukları tespit edilmiştir. 

 Anahtar Sözcükler: CaO, Ca(OH)2, Kireç Reaktivitesi, Kireç Söndürme Şartları, Beyazlık 

 

 

 

 

ABSTRACT 

 In this study, the relations between slaking conditions and the properties of the slaked limes produced in different water ratios were investigated. The properties (porosity, specific surface area, %free CaO, %Ca(OH)2) of quicklimes (CaO) and  calcined at 1000 °C and slaked limes were determined in laboratory conditions. At the end of the tests, it was seen that the water ratios, at 50% and 60% weight of quicklimes are inadequate and 70% weight of quicklimes is adequate for slaking process. However, the water ratio of weight %70 was occasionally determined insufficient for high quality quicklimes. At the end of the whiteness tests, the samples of quicklimes and slaked limes were showed higher whiteness degree and had determined in good quality according to their whiteness. 

 Keywords: CaO, Ca(OH)2, Lime Reactivity, Porosity, Lime Slaking Conditions, Whiteness 

 

 

Maden Atıkları ile İlgili Mevzuat : Avrupa Birliği ve Türkiye - Legislation Regarding Mine Waste: European Union and Turkey
Sayfa Emel Güney Çetiner, Bahtiyar Ünver, Mehmet Ali Hindistan

 

ÖZET

Atık, elinde bulunduranın elden çıkardığı ya da yürürlükteki ulusal mevzuat hükümlerine göre atmak zorunda olduğu herhangi bir madde olarak tanımlanabilir. Tüm endüstriyel faaliyetlerde olduğu gibi madenlerin işletilmesi sonucunda da atık meydana gelmektedir. Bu maden atıkları uygun olmayan bir şekilde çevreye bırakıldıklarında çevre ve insan sağlığı için tehdit oluşturmaktadır. Ülkemizde ve Avrupa`da oldukça büyük miktarlarda maden atık oluşumu söz konusudur. Örneğin, Avrupa Birliğinde (AB) madencilik faaliyetleri sonucu oluşan atık miktarı, Avrupa`da oluşan yıllık atık miktarının % 29`unu oluşturmaktadır. Diğer bir ifadeyle meydana gelen maden atıkları yıllık 400 milyon tonu aşmaktadır (Commission of the European Communities, 2003). Avrupa`da özellikle 2000`li yıllara doğru maden atıklarının depolandığı havuzlarda/barajlarda meydana gelen kazaların ciddi çevresel sorunlar yaratması bu konu üzerindeki çalışmaları yoğunlaştırmıştır.

 

Ülkemizde ve AB`de maden atıklarını da içine alan atıklarla ilgili çok sayıda yasal düzenleme vardır. Ancak, AB`de olduğu gibi ülkemizde de maden atıklarının yönetiminde ciddi sıkıntılar vardır. AB uyum sürecinde AB mevzuatına dayandırılarak ülkemizdeki mevzuat boşlukları analizinin  yapılması önemlidir.

 

Ülkemizde maden atıklarına özgü yönetmelik olmaması nedeniyle bu atıklar özellikle "Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği" kapsamında değerlendirilmektedir. Bu durum maden atıklarını tehlikeli atık sınıfına sokmaktadır. Maden atıklarının özellikleri madenden madene, kullanılan üretim ve zenginleştirme teknolojilerine göre değişiklik göstermektedir. Bu nedenle maden atıklarının yönetimi  için bu özel atık akışına özgü yönetmeliğin en kısa sürede düzenlenerek hayata geçirilmesi gerekmektedir.

 

Anahtar Kelimeler: Atık, maden atıkları, atık bertarafı, çevre kirliliği

Asidik Maden Drenajının (AMD) Giderilmesinde Uygulanan Biyolojik Yöntemler - Biological Methods Used to Eliminate Acidic Mine Drainage (AMD)
Sayfa Hasan Çiftçi, Ata Akçıl

 ÖZET 

 Asidik maden drenajı (AMD), dünyanın her yerinde madencilik alanlarında önemli bir çevresel problemdir. Sülfürlü minerallerin madencilik alanlarında depolanması ve atılması sürecinde su ve oksijene maruz bırakılması sonrasında, bu tür minerallerin doğal oksidasyonunun bir sonucu olarak AMD meydana gelmektedir. Asidik Maden Drenajının düşük pH ve yüksek derişimlerde çözünmüş metal ve sülfatları içermesi nedeniyle çevreye potansiyel olarak zarar verebilmektedir. Eğer AMD`nın oluşumu önlenemez veya kontrol edilemezse; toplanmalı, çevreye bırakılmadan önce ağır metal konsantrasyonu ve askıda katı madde miktarını azaltmak ve asitliğini bertaraf etmek için muamele edilmelidir. AMD`nın giderilmesinde farklı tipteki mikroorganizmalar; mikrobiyolojik önleme, kontrol ve giderim teknolojilerinin uygulanmasında ve gelişmesinde çok önemli bir rol oynayabilmektedir. Bu makalenin amacı, AMD`nın kontrolü ve gideriminde kullanılan pasif biyolojik yöntemler ve bu yöntemlerdeki mikroorganizmanın rolü ile ilgili bilgi vermektir. 

 Anahtar Sözcükler: Asidik Maden Drenajı, Çevre, Sülfürlü Cevherler, Biyoteknoloji. 

 

 

 

ABSTRACT 

 Acidic mine drainage (AMD) is a serious environmental problem in mining areas throughout the world. AMD occurs as a result of the natural oxidation of sulfide minerals when they are exposed to oxygen and water during their disposal and storage at the mining areas. Because it includes low pH and high concentrations of dissolved metals and sulphates, AMD can potentially damage to the environment.    If the formation of AMD can`t be prevented and controlled, it must be collected and treated to remove acidity and reduce the concentration of heavy metals and suspended solids before its release to the environment. Different types of microorganisms in the treatment of AMD can play a very important role in the development and the application of microbiological prevention, control and treatment technologies. The purpose of this article is to give information about the passive biological methods used in the treatment and the control of AMD and the role of microorganisms in these methods. 

 Keywords: Acidic Mine Drainage, Environment, Sulphide Ores, Biotechnology.