Bilimsel Madencilik Dergisi

Bilimsel Madencilik Dergisi

Cilt 48 - Sayı 4 (Aralık 2009)
X-Işını Sedimantasyonu ve Lazer Işığı Kırınımı Metodlarıyla Tane İriliği Analizi: Genel İlkeler ve Farklı Karakterdeki İki Kil Numunesiyle Elde Edilen Sonuçlarının Tartışılması - Analysis of Grain Gauge with X-Ray Sedimentation and Laser Light Diffra
Sayfa 3-18 Haluk Çelik

ÖZET

Temel fiziksel özelliklerden biri olan tane büyüklüğü dağılımının tam olarak belirlenmesi birçok endüstri için zorunlu hale gelmiştir. Eleme, sedimantasyon; ışık, lazer ışığı, X-ışınları ile etkileşim vb. gibi çeşitli teknikler tane boyutunun belirlenmesinde uygulanmaktadır. Bu çalışmada, killerin tane boyutu dağılımlarının belirlenmesinde sıkça kullanılan X-ışını sedimantasyonu ve lazer ışığı kırınıını yöntemlerinin genel prensipleri ve önemli hususları ele alınmıştır. Sonrasında, ayrı özelliklere sahip iki kil numunesinin bu iki yöntemle saptanan tane boyutu dağılımları sonuçları tartışmaya açılmıştır. Çalışmada lazer ışığı kırınıını yöntemine göre X-ışını sedimantasyonu yöntemiyle kil fraksiyonundaki (<2 ı-.ım) malzeme miktarı, Afyon kilinde %15,2, istanbul kilinde ise %57,2 oranında fazla hesaplandığı belirlenmiştir. Yapılan istatistiki değerlendirmeler her iki yöntemin tekrarlanabilir sonuçlar verdiğini göstermiştir. Bu iki yöntem ile belirlenen oldukça farklı tane iriliği dağılımının sonuca olan etkisi, killerin granülometriksınıflandırmasının yapıldığı Winckler‘s diyagramındaki konumlarının değerlendirilmesiyle açıkça gösterilmiştir. Anahtar sözcükler: Tane Boyutu Analizi, X-ışını Sedimantasyonu, Lazer lşığı Kırınıını

ABSTRACT

Accurately determining particle size distribution has become essential in many industries, as it is a one of the fundamental physical characteristics. The various techniques employed in particle size determination include sieving, sedimentation, interaction with light, laser light, X-rays, ete. In this study, general principles and important subjects of X-ray sedimentation and laser light diffraction methods for determination of particle size distribution of clays are considered. Then, results of particle size distribution oftwo different clays samples obtained with these two methods are discussed. In this study, it was found out that the amount of material in clay fraction (<2 ı-.ım) determined by X-ray sedimentation method was overestimated by 15.2% for Afyon clay, and 57.2% for Istanbul clay when compared with the results of laser light diffraction method. The statistical assessments pointed out that both methods gave repeatable results. The effects of particle size distribution determined from these methods on results were demonstrated clearly by means of the evaluation of the granulometric classification of the studied clays according to the position on Winckler‘s diagram.

Keywords: Particle Size Analysis, X-ray Sedimentation, Laser Light Diffraction

Bilyalı Değirmenlerin Çektiği Gücün Belirlenmesinde Kullanılan Yöntemler ve Kuru Sistem Çalışan Kamaralı Bilyalı Değirmenlere Uygulanması - The Methods Used to Determine the Power of the Ball Mill and the Application of the Dry System Employee to the
Sayfa 19-29 A. Seyfi Erdem

ÖZET

Bu çalışmada, Bond (1961) ve Morrell (1996) tarafından yaş sistem bilyalı, otojen ve yarı otojen değirmenlerin çektiği gücün belirlenmesi için önerilen yaklaşımların kuru sistem çalışan karnaralı bilyalı değirmenlerdeki tahmin gücü sınanmıştır. Her iki yaklaşımda, tasarım ve işletme değişkenlerinin çekilen güç üzerindeki etkileri incelenmiştir. Klinker öğütmedevrelerinde yer alan ve çapları 3,2-4,8 m arasında değişen 13 adet karnaralı bilyalı değirmenin çektiği güç değerleri her iki yöntemle hesaplanmış ve tasarım değerleri ile karşılaştırılmıştır. Her iki yöntemin de kuru sistem çalışan karnaralı bilyalı değirmenlerin çektiği gücü tahmin etmede başarılı olduğu görülmüştür.

Anahtar Sözcükler: Öğütme, Bilyalı Değirmen Gücü.

ABSTRACT

In this study, theBond (1961) approach andthe Morrell(1996) approach proposed for the prediction of the power of wet bali mills, autogenous mills and semi-autogenous mills were tested. Effects of operational and design parameters on the power drawn by the mill were investigated for both approaches. The power of 13 multi-compartment bali mills operating in cement grinding circuits and having 3,2-4,8 m diameter was calculated using both approaches and compared with design results. lt was concluded that both methods are sufficient for predicting the power of dry-grinding multi-compartment bali mills.

Keywords: Grinding, Bali Mill Power.

İşletilemeyen Kömür Damarlarında Karbondioksitin Depolanması -Storage of Carbon Dioxide in Untreated Coal Veins
Sayfa 19-29 Gökhan Aydın, İzzet Karakurt, Kerim Aydıner

ÖZET

Endüstrileşme ve artan nüfus günümüzde bir sera gazı olan karbondioksitin atmosferdeki oranının yüksek seviyelere ulaşmasına neden olmaktadır. Tahminler gelecekte de artmasını öngörmektedir. Karbondioksitin küresel ısınma üzerindeki etkisinin azaltılabilmesi ve fosil yakıtların çevreye dost bir şekilde kullanılabilmesi karbondioksitin çeşitli ortamlarda depolanabilmesi ile mümkün olabilecektir. Bu alanlar petrol ve gaz sahaları, işletilemeyen kömür damarları, akiferler ve okyanuslardan oluşmaktadır. Baca gazları, çoğunlukla düşük oranlarda karbondioksit içeren bir atık gaz olarak açığa çıkmaktadır. Baca gazı içeriğindeki karbondioksit yanma öncesinde ve yanma sonrasında çeşitli teknolojiler kullanılarak tutulabilmektedir. Elde edilen karbondioksit tanklar, boru hatları ve gemiler kullanılarak depolama sahasına ulaştırılabilmektedir. Bazı kömür damarları çok derinlerde olmalarından ya da ince damarlar halinde bulunmalarından dolayı işletilememektedirler. Bu kömür damarlarına enjekte edilen karbondioksit kömür matrisinde adsorbe edilmiş olarak bulunan metanla yerdeğiştirerekdepolanmakta ve metanın üretilmesini sağlamaktadır. Bu çalışmada karbondioksitin işletilemeyen kömürdamarlarında depolanması uygulaması tartışılmaktadır. Bu bağlamda kömürde karbondioksit depolama mekanizması, depolamada etkin rol oynayan kömür özellikleri, depolama maliyeti ve emniyeti değerlendirilmiş ve uygulama diğer depolama seçenekleriyle karşılaştırılmıştır.

Anahtar Sözcükler: Sera gazı, Karbondioksit Depolama, Kömür, Seçimli Adsorpsiyon, Desorpsiyon

ABSTRACT

lndustrialization and increasing population have nowadays resulted in higher levels of concentration of C0 , a greenhouse gas, in the atmosphere. Estimations anticipated that the concentration of C0 2 will keep increasing in the future. Being able to decrease the effect of C0 2 on global warming and to use fossil fuels in an environmentally friendly way can be possible with the storage of C0 at various media. These media consist of oil and gas basins, unminable coal seams, aquifers and oceans. Flue gases are released often as waste gases containing low concentrations of C0 Carbon dioxide in flue gas could be captured using various technologies in pre- and post-combustion stages. Captured C0 can be transported to the storage field by pipelines, tanks and ships. Some coal seams can not be mined because of being very thin and too deep. C0 , injected ‘into these coal seams, is stored by replacing the methane absorbed in the coal matrix and provides methane production. In this study, the storage of carbon dioxide in unminable coal seams is discussed. In this sense, carbon dioxide storage mechanisms in coal, coal properties controlling the storage behavior, storage cost and safety are considered and the application is compared with other storage options.

Keywords: Greenhouse Gas, Carbon Dioxide Storage, Coal, Selective Adsorption, Desorption

Pasa Şev Duraysızlık Analizine Farklı Bir Bakış - Pasa Sheave A Different View of Instability Analysis
Sayfa 45-55 M. Suat Delibalta

ÖZET

Kömür açık işletmelerinde gerek üretim, gerekse örtükazı (dekapaj) faaliyetleri sırasında ve sonrasında pek çok üretim çukurları/boşlukları ve şev yüzeyleri oluşmaktadır. Geometrileri örtü kalınlığına, işletme büyüklüğüne ve seçilen açık işletme üretim yöntemine bağlı olarak bozulan bu arazilerin, yeniden düzenlenmesi ve kullanıma sunulması çevresel etki bakımından büyük önem taşımaktadır. Pasa malzemesinin gevşek yapısal ve oluşum özellikleri nedeniyle, önemli bir kısmı kayma veya akma eğiliminde olmaktadır. Çok kısa zaman dilimi içerisinde ve büyük bir enerji boşalmasıyla sonuçlanan bu tür şev duraysızlıkları, önemli tehlike potansiyelleri içermektedir. Bu maksatla yapılan çalışmada; şev duraysızlık oluşum koşulları, stabilite analizleri, hipapiastik model (Δ 2 E) ve kullanım alternatifleri tanıtılacaktır.

Anahtar Kelimeler: Açık işletmeler, Pasa şev stabilitesi, Hipapiastik model

ABSTRACT

Many open-spaces and slopes are generated during or after production and overburden stripping in coal open pits. These land fields of which geometries are deformed depending on the overburden thickness, the size of the operation and the mining technique selected, directly impact the effectiveness of the reelamation process and in turn proper preparation of the land for public use. The mining land field soil is often tended to slide and flow due to its structural and stability properties. These sudden changes can reach to high speeds within seconds and often result in massive energy discharges which can cause catastrophic land slides. lt is our hope that this present work will shed light to understand and predict the risk of slope stability so that this hypoplastic materials theory (Δ 2 E) can be safely used as an alternative technique.

Keywords: Open pit mines, Spoil slope stability, Hypoplastic model