Bilimsel Madencilik Dergisi

Bilimsel Madencilik Dergisi

Cilt 48 - Sayı 4 (Aralık 2009)
X-Işını Sedimantasyonu ve Lazer Işığı Kırınımı Metodlarıyla Tane İriliği Analizi: Genel İlkeler ve Farklı Karakterdeki İki Kil Numunesiyle Elde Edilen Sonuçlarının Tartışılması - Analysis of Grain Gauge with X-Ray Sedimentation and Laser Light Diffra
Sayfa Haluk Çelik

Temel fiziksel özelliklerden biri olan tane büyüklüğü dağılımının tam olarak belirlenmesi birçok
endüstri için zorunlu hale gelmiştir. Eleme, sedimantasyon; ışık, lazer ışığı, X-ışınları ile etkileşim
vb. gibi çeşitli teknikler tane boyutunun belirlenmesinde uygulanmaktadır. Bu çalışmada, killerin tane
boyutu dağılımlarının belirlenmesinde sıkça kullanılan X-ışını sedimantasyonu ve lazer ışığı kırınıını
yöntemlerinin genel prensipleri ve önemli hususları ele alınmıştır. Sonrasında, ayrı özelliklere sahip
iki kil numunesinin bu iki yöntemle saptanan tane boyutu dağılımları sonuçları tartışmaya açılmıştır.
Çalışmada lazer ışığı kırınıını yöntemine göre X-ışını sedimantasyonu yöntemiyle kil fraksiyonundaki
(<2 ı-.ım) malzeme miktarı, Afyon kilinde %15,2, istanbul kilinde ise %57,2 oranında fazla hesaplandığı
belirlenmiştir. Yapılan istatistiki değerlendirmeler her iki yöntemin tekrarlanabilir sonuçlar verdiğini
göstermiştir. Bu iki yöntem ile belirlenen oldukça farklı tane iriliği dağılımının sonuca olan etkisi, killerin
granülometriksınıflandırmasının yapıldığı Winckler‘s diyagramındaki konumlarının değerlendirilmesiyle
açıkça gösterilmiştir.
Anahtar sözcükler: Tane Boyutu Analizi, X-ışını Sedimantasyonu, Lazer lşığı Kırınıını

Bilyalı Değirmenlerin Çektiği Gücün Belirlenmesinde Kullanılan Yöntemler ve Kuru Sistem Çalışan Kamaralı Bilyalı Değirmenlere Uygulanması - The Methods Used to Determine the Power of the Ball Mill and the Application of the Dry System Employee to the
Sayfa A. Seyfi Erdem

Bu çalışmada, Bond (1961) ve Morrell (1996) tarafından yaş sistem bilyalı, otojen ve yarı otojen
değirmenlerin çektiği gücün belirlenmesi için önerilen yaklaşımların kuru sistem çalışan karnaralı
bilyalı değirmenlerdeki tahmin gücü sınanmıştır. Her iki yaklaşımda, tasarım ve işletme değişkenlerinin
çekilen güç üzerindeki etkileri incelenmiştir. Klinker öğütmedevrelerinde yer alan ve çapları 3,2-4,8 m
arasında değişen 13 adet karnaralı bilyalı değirmenin çektiği güç değerleri her iki yöntemle hesaplanmış
ve tasarım değerleri ile karşılaştırılmıştır. Her iki yöntemin de kuru sistem çalışan karnaralı bilyalı
değirmenlerin çektiği gücü tahmin etmede başarılı olduğu görülmüştür.
Anahtar Sözcükler: Öğütme, Bilyalı Değirmen Gücü.

İşletilemeyen Kömür Damarlarında Karbondioksitin Depolanması -Storage of Carbon Dioxide in Untreated Coal Veins
Sayfa Gökhan Aydın, İzzet Karakurt, Kerim Aydıner

Endüstrileşme ve artan nüfus günümüzde bir sera gazı olan karbondioksitin atmosferdeki oranının
yüksek seviyelere ulaşmasına neden olmaktadır. Tahminler gelecekte de artmasını öngörmektedir.
Karbondioksitin küresel ısınma üzerindeki etkisinin azaltılabilmesi ve fosil yakıtların çevreye dost bir
şekilde kullanılabilmesi karbondioksitin çeşitli ortamlarda depolanabilmesi ile mümkün olabilecektir. Bu
alanlar petrol ve gaz sahaları, işletilemeyen kömür damarları, akiferler ve okyanuslardan oluşmaktadır.
Baca gazları, çoğunlukla düşük oranlarda karbondioksit içeren bir atık gaz olarak açığa çıkmaktadır.
Baca gazı içeriğindeki karbondioksit yanma öncesinde ve yanma sonrasında çeşitli teknolojiler
kullanılarak tutulabilmektedir. Elde edilen karbondioksit tanklar, boru hatları ve gemiler kullanılarak
depolama sahasına ulaştırılabilmektedir.
Bazı kömür damarları çok derinlerde olmalarından ya da ince damarlar halinde bulunmalarından dolayı
işletilememektedirler. Bu kömür damarlarına enjekte edilen karbondioksit kömür matrisinde adsorbe
edilmiş olarak bulunan metanla yerdeğiştirerekdepolanmakta ve metanın üretilmesini sağlamaktadır. Bu
çalışmada karbondioksitin işletilemeyen kömürdamarlarında depolanması uygulaması tartışılmaktadır.
Bu bağlamda kömürde karbondioksit depolama mekanizması, depolamada etkin rol oynayan kömür
özellikleri, depolama maliyeti ve emniyeti değerlendirilmiş ve uygulama diğer depolama seçenekleriyle
karşılaştırılmıştır.
Anahtar Sözcükler: Sera gazı, Karbondioksit Depolama, Kömür, Seçimli Adsorpsiyon, Desorpsiyon

Pasa Şev Duraysızlık Analizine Farklı Bir Bakış - Pasa Sheave A Different View of Instability Analysis
Sayfa M. Suat Delibalta

Kömür açık işletmelerinde gerek üretim, gerekse örtükazı (dekapaj) faaliyetleri sırasında ve sonrasında
pek çok üretim çukurları/boşlukları ve şev yüzeyleri oluşmaktadır. Geometrileri örtü kalınlığına, işletme
büyüklüğüne ve seçilen açık işletme üretim yöntemine bağlı olarak bozulan bu arazilerin, yeniden
düzenlenmesi ve kullanıma sunulması çevresel etki bakımından büyük önem taşımaktadır. Pasa
malzemesinin gevşek yapısal ve oluşum özellikleri nedeniyle, önemli bir kısmı kayma veya akma
eğiliminde olmaktadır. Çok kısa zaman dilimi içerisinde ve büyük bir enerji boşalmasıyla sonuçlanan
bu tür şev duraysızlıkları, önemli tehlike potansiyelleri içermektedir. Bu maksatla yapılan çalışmada;
şev duraysızlık oluşum koşulları, stabilite analizleri, hipapiastik model (Δ2 E) ve kullanım
alternatifleri tanıtılacaktır.
Anahtar Kelimeler: Açık işletmeler, Pasa şev stabilitesi, Hipapiastik model