Bilimsel Madencilik Dergisi

Bilimsel Madencilik Dergisi

Cilt 54 - Sayı 2 (Haziran 2015)
TTK Armutçuk Müessesesi Büyük Damar Gaz İçeriğinin Doğrudan Ölçme Yöntemiyle Belirlenmesi - Determination of the gas content of Büyük seam of TTK Armutçuk colliery by direct measurement method ( Orjinal Araştırma )
Sayfa 3 - 12 Vedat Didari , Mehmet Oskan , Kemal Barış

Bu çalışmanın amacı TTK Armutçuk Müessesesindeki Büyük damarda gaz içeriğinin doğrudan yöntemlerden biriyle ölçülmesidir. Kömürde gaz içeriğinin belirlenmesinde kullanılan doğrudan gaz ölçme yöntemleri incelenmiş ve uygun bir yöntem olarak Avustralya Standardı seçilmiştir. Büyük damar 4. Blok kısmında (-540 kotu) yapılan bu çalışmada 12 adet sondaj deliğinden farklı derinliklerden alınan kömür örneklerinde (sondaj kırıntıları) "hızlı ve yavaş çözülme" prosedürlerine göre gaz içerikleri belirlenmiş ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre Büyük Damar`a ait bu bakir kesimden alınan örneklerin gaz içerikleri hızlı çözülmede 8,5-14,7 m3/t, yavaş çözülmede ise 9,0-17,4 m3/t olarak saptanmıştır. Gaz içeriklerinin aritmetik ortalama değerleri Büyük damarın bu kısmındaki çalışmalarda 10-12 m³/t gaz içeriğinin kabul edilebileceğini göstermektedir. Keza, kayıp gaz hesaplamasında alışılagelen lineer yayılım kabulünün yanı sıra logaritmik yayıl m da dikkate alınmış ve iki yaklaşımın toplam gaz içeriği üzerinde önemli bir fark yaratmadığı gözlenmiştir. Avustralya Standartının, bu çalışmada enstrümantasyonu yapılmış olan teçhizat ve düzeneğin iyileştirilmesiyle ve kırıntı örnekler kullanılarak Havza`da yaygın olarak kullanılabileceği görülmüştür.

 

Kuvars İşletmesinde Tozlu Ortam Hava Kalitesinin Pnömatik Taşima Sistemi ile İyileştirilmesi -Improvement of air quality with pneumatic conveying system in dusty environment in quartz plant ( Orjinal Araştırma )
Sayfa 13 - 17 Ali Kemal Çakır , Nazmi Çetin

Çalışmamızda açık ocakta üretilen ve mikronize tesisinde işlenen malzemelerin önemli bir bölümü, tesiste kurulan pnömatik taşıma sistemi ile minimize edilerek, kuvars tozlarından kaynaklanabilecekolası çevre sorunlarının ve sağlık etkilerinin asgari düzeye indirilmesi amaç edinilmiştir. Çalışma öncesinde yapılan ölçümde 1961,50 μg/ Nm³ ölçülen değere karşılık, çalışma sonrası aynı yerde yapılan ölçümde, bu değerin 833 μg/ Nm³›e düştüğü görülebilmektedir. Çalışma alanında günde 7,5 saat çalışan personellerimizin toza maruz kalma olasılığı minimize edilerek, silikozis tarzı meslek hastalıklarına yakalanma olasılığı azalmıştır.

 

Yeralti Kömür Ocaklarinda Gaz İzleme Ağlari Sensör Ölçümlerinin ve Konumlarının Doğruluğunun Analizi: TTK Kozlu Müessesesi - Analysis of accuracy of sensor readings and locations in gas monitoring networks in underground coal mines: TTK Kozlu collier ( Orjinal Araştırma )
Sayfa 19 - 32 Yusuf Aydın , Kemal Barış

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yeraltı taşkömürü ve linyit ocaklarının zararlı gaz konsantrasyonları ile hava hızı gibi fiziksel özellikler sensörler ile izlenmekte ocağın durumu ile ilgili değerlendirmeler yapılabilmektedir. Bu kapsamda bu çalışma; Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessese Müdürlüğü yeraltı kömür ocaklarında sensör değerlerinin ve konumlarının doğruluğunun belirlenmesine yönelik olarak başlatılan bir çalışmanın ön değerlendirme sonuçlarını kapsamaktadır. Çalışma kapsamında, yeraltında çeşitli noktalarda metan (CH4) konsantrasyonu ve hava hızları manuel olarak ölçülmüş ve sonuçlar sensör verileriyle karşılaştırılmıştır. Ayrıca, ocak içerisinde hava yoğunluğundaki değişimleri gözlemek amacıyla bağıl nem, sıcaklık ve basınç ölçümleri yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, ölçüm yapılan noktalarda hava yoğunluğu değerlerinin 1,232-1,312 kg/m3 arasında değişim gösterdiğini, metan sensörlerinin manuel ölçümlerden %5-10 yüksek değerlerde olduğunu ve anemometre ile ölçülen hava hızı değerlerinin sensör değerlerinden ortalama %50 fazla olduğunu göstermiştir.

 

Geçmişten Günümüze Büyük Maden Kazaları - Big mining disasters from past to present ( Derleme )
Sayfa 33 - 43 Serdar Yaşar , Serkan İnal , Özüm Yaşar , Serkan Kaya

Madencilik tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Bundan dolayı madencilik insanoğlu için önemini hiçbir zaman yitirmemiştir. Sanayi devriminin gerçekleşmesiyle, hammadde ihtiyacı çok büyük oranlarda artmıştır. Hammadde ihtiyacındaki bu artış, hammaddenin en önemli kaynağı olan madencilik faaliyetlerindeki üretimin de çok büyük oranlarda artmasına sebep olmuştur. Üretimdeki bu artış ise madencilik teknolojisinin buna paralel olarak gelişmemesinden dolayı çok büyük faciaların meydana gelmesine davetiye çıkarmıştır.

 

Bu çalışmada öncelikle madenciliğin kısa bir tarihinden ve madencilik kazalarından bahsedilmiştir. Ardından dünyada meydana gelen çok büyük maden facialarına değinilmiştir. Bunlar: Courriéres, Monongah, Senghenydd ve Benxihu maden facialarıdır. Ardından ülkemizde kayıtlara geçmiş olan Armutçuk, Kozlu, Küre, Elbistan, Soma ve Ermenek maden facialarından ve nedenlerinden bahsedilmiştir. Sonuç olarak ta tüm maden kazaları ile ilgili genel bir değerlendirmeye yer verilmiştir.